Benim Gittiğim Yolları Bir de Siz Gidin

Huban Asena Özkan
364

ŞİİR


11

TAKİPÇİ

Benim Gittiğim Yolları Bir de Siz Gidin

Benim gittiğim yolların, taşında diken, gölgesinde keder,
Her adım çöldeki bir iz, her iz bir kalbin sessiz ahı.
Rüzgâr taşır kokusunu, bir yarım kalmış mektubun,
Satırları silinmiş, mürekkebi hâlâ kalbin yarası.
Denedim, yürüdüm, dizlerimde yara, gözlerimde tuz,
Bir patika ki, ne başlangıcı belli, ne sonu bir umut.
Gidin, siz de dokunun o izlere, hissedin ağırlığını,
Dönebilirseniz, yüz yüze konuşuruz, bir akşamın kırığında.

Anılar, bir dantel gibi örülmüş, her ilmek eski bir sızı,
Birinde bir gülüş saklı, birinde bir vedanın gözyaşı.
Kırlangıçlar fısıldar, “Dönme!” İlerle, bul kendini,”
Her virajda bir gölge, hatırlatır kalbin zincirini.
Ayak izlerim durur hâlâ, çöldeki kum tepeciği gibi,
Toz olur, dağılır, ama bırakmaz kalbin gerçeği.
Siz de gidin, o anıların gölgesine dokunun bir an,
Dönebilirseniz, anlatırım, yolun kehanetinin sırrını.

Nehrin yatağına kazınmış bir öykü çağlar, lakin suskun,
Her dalga bir özlem, her çakıl bir eski umut.
Terk edilmiş bir iskelede, dalgalar yalar tahtaların hüznünü,
Orada bıraktığım defter içinde sevginin son nakışı.
Siz de gidin, o iskelede durun,
Hissedin tuzun acısını, duyun denizin fısıltısını
Deniz anlatır sessizce, bir kalbin buruk huzurunu.
Bu patika biter mi bilmem ama, her adım bir destan,
Dönebilirseniz, yüz yüze konuşuruz, bir fenerin gölgesinde.

Bir bavul, paslı bir kilit, içinde buruşmuş bir eski özür,
Bir yol ki, ufku duman, göğsü paslı bir hançer,
Her bıçak izinde bir anı, her anıda eski bir keder.
Kendi ellerimle çizdim bu patikayı, taş taş, yara yara,
Bazen bir bahar, bazen bir kış, hep bir umut uğruna.
Siz de gidin, açın o bavulu
O yolların tozunu yutun, görün gerçeğin yüzünü,
Her eşyada, her bir çatlakta saklıdır bir ömrün sessiz çığlığı.
Unutmadım, çünkü yollar unutmaz kalbin izlerini,
Dönebilirseniz, anlatırım, o yolların eski dizelerini.

Bir ağaç, dalları kırık, ama kökü inatla toprağa tutunur,
Her yaprak bir hayal, her dal bir sabahın yitip giden nuru.
Rüzgâr taşır bir sevdanın solmuş defterinin kokusunu,
Toplarım yaprakları, belki de bulurum kalbin eski şarkısını.
Gidin, siz de oturun o ağacın gölgesine bir akşam,
Hissedin, nasılda ağır gelir bir ömrün buruk tortusu.
İzlerim susmaz, çağlar, bir volkan gibi içimde,
Dönebilirseniz, yüz yüze konuşuruz, bir baharın nefesinde.

Benim geçtiğim yollar bir harita, ne mürekkep ne kâğıt,
Her çizgi bir yara, her nokta yüreğimin çizikleri
Bir bilet var, solmuş, cebimde unuttuğum eski bir kehanet,
Üzerinde yazılmış bir tarih, bir de yarım kalmış bir hasret
Siz de gidin, o yolların sonunda bekler bir eski gerçek,
Belki bir özür, belki bir gülüş, belki son hakikat.
Anılarım anlatır sessizce, bir kalbin sustuğu öyküyü,
Dönebilirseniz, paylaşırım, o izlerin buruk türküsünü.

Gidin benim gittiğim yolları,
Taşını, tozunu, dikenini, sessizliğini,hissedin,
Görün taşıdığım yükü,nasıl kanar bir kalp her adımda
Unutmadım, çünkü yollar unutmaz, hem kaderi hem kederi,
Her patika bir destan, her destan bir kalbin asi sedası.
Dönebilirseniz, yüz yüze konuşuruz, bir sabahın eşiğinde,
Kalbimle, yolumla, yaramla, umudumla, bir fenerin ateşiyle.
Ben ki bir nehirim, çağlarım,
Kayalara çarpa çarpa bulurum kendi yolumu, dimdik ve tek
Dönebilirseniz, yüz yüze konuşuruz elbet


Huban Asena Özkan
Kayıt Tarihi : 8.6.2025 12:23:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!