Ben; kuş uçmaz, kervan geçmez bir çölde kaktüs,
Sen; kurak bozkırlarda bir papatya
Ben; yalnızlık abidesi, yaşayan ölü,
Sen; hayat kaynağım, dipdiri, yaşam dolu
Ben; keder yüklü bir gemi, liman arayan,
Sen; mutluluk rüzgarı, gönlümü tarayan.
Ben; semada silik bir nokta yapayalnız,
Tüm umutsuzluklara rağmen gülmeyi unutmadım.
Yaşamayı öğrendim hayatta, ayakta kalmayı.
İnsanları öğrendim, yüzlerinde maske.
Savaşmayı öğrendim, yenmeyi dövüşmeden.
Gözpınarlarım yaşla dolsa da bunları saklamayı öğrendim
Devamını Oku
Yaşamayı öğrendim hayatta, ayakta kalmayı.
İnsanları öğrendim, yüzlerinde maske.
Savaşmayı öğrendim, yenmeyi dövüşmeden.
Gözpınarlarım yaşla dolsa da bunları saklamayı öğrendim




Ben, kimsesiz seyyahı, mechuller caddesinin;
Ben, yankısından kaçan çoçuk, kendi sesinin.
Ben, sırtında taşıyan işlenmedik günahı;
Allah'ın körebesi, cinlerin padişahı.
Şiirinizi okurken Necip Fazıl'ın bu dizeleri geldi aklıma. 'Ben' ya da 'Sen' umarım bunlar ayrı ayrı kalmaz da bir gün 'Biz' oluverir. Güzel şiir tebrikler...
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta