Varıp gittim dost bağına
Gül konmuş dal budağına
Gelmedin böyle severken
Nasıl düştüm tuzağına
Geçtim nehirden dereden
GOCAMIŞSIN
Ne sen eski sensin ne ben eski ben
Gocamışsın deli gönül gocamış
Aşk odunda pişip kavrulurken ten
Gocamışsın deli gönül gocamış
GÖNLÜM SANA AŞİKÂR
Seni senden uzakta yaşarken düşlerimde
Gözüm uykuya hasret gönlüm sana aşikâr
Itır kokan nefesim can bulur gülüşlerde
Baş koyup şu göğsüne sarılıp yatsam ne var
Meyil verme ne ağaya ne beye
Kalmaz ki bir şeyin göçersin gönül
Demirkazık çaksan şu gök kubbeye
Ecel şerbetini içersin gönül
Yükseklere çıkıp seyran eyleme
Erken çöktü yine soldu gençliğim
Çağlayıp akıyor gönül bağımdan
Uzayan yol gibi dönemeçliyim
Kırıldı kol kanat dal budağımdan
Mehtap'lı karanlık gam dolu gecem
GÖNÜL DEFTERİ
Gönül defterimde bir ocak yaktim
Gün görmeyen yüzüm gülecek diye
Bir kolye bilerzik bir küpe taktım
Yar gelip gönlünü verecek diye
Hal bilmez Laf anlamaz bu gönül denilen şey
Amansız isteği var dert etme kendine bey
Sakın ha boş bırakma keyfe keyif katar hey
Hapset ki şu gönlümü yar bulup sevişmesin
Sıkı tut sımsıkı sar eyleme girişmesin
GÖNÜL ERİ HAK İÇİN ARZUSUNA ULAŞTI
Bozkırın ortasında Elmalı’da gün doğdu
Yeşerip filizlendi toprağına baş koydu
Aşık Veysel otağı birliği kuran oydu
…Yüreklerde kor ateş yandıkça yara açtı
Gönül penceremi açtım, belki gelirsin diye
Ya bir güneş ya bulut ya bir yağmur olarak
Hasretin yüreğimde senden kalan hediye
Saklarım bir sır gibi kaybetmekten korkarak
Başımda bir duman bir fırtına var
Estikçe esiyor gene bu akşam
Yüz çevirmiş benden can bildiğim yar
Bir atıp kesiyor gene bu akşam
Gözümde gözyaşı sele dönderdi




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!