Bir zayıf düşmeye gür tüm dostların el olur
Katmerleşir hüzünler büyür bir dağ misali
Ümitlerin küllenir rahmet yağsa sel olur
Güç gücüne güç katar sulak bir bağ misali
Güçten yana hak hukuk zayıfa hak ne gerek
Çöktü şu gönlüme hazan mevsimi
Kurudu gül dalım soldu yaprağım
Ayaz gecelerde buldum kendimi
Kalmadı sevdalar sarayım kimi
Dumanlı dumanlı şu gönül dağım
Vermişiz kiraya şu aklımızı
Yanlış algıların mahkumu olduk
Gıybetten bihaber kılar namazı
Korkarım bu yüzden belayı bulduk
Kalmadı hiç güven kalmadı dostluk
Gel de şu gönlümü harap eyleme
Alda sar sinemi zülfün teline
Şu kırık gönlüme kem söz söyleme
Terk etme yar beni hayat seline
Melül bakışların sinemi deler
Sevdi seni bu gönül ne olur terk eyleme
Şu kısacık ömrümde ereyim vuslatıma
Sevdim seni bir kere ister sev ister sevme
Mümin münafıktan seçilmez oldu
Kim alim kim zalim hiç belli değil
Kirlenmiş pınarlar içilmez oldu
ihtiyar ettiler yaş elli değil
İki yüzlü yüzler çoğalıp gitti
Hicran yağmurudur bu yağar gönül bendime
Güneş küs gökyüzüne bulutlar bayram eder
Yazdığım bu kahırlar bir tek kendi kendime
Anlatsam da derdimi tabip yok boşa gider
Yedi veren gülleri koku vermez oldular
Hasetten fesattan korusun Mevla’m
Çekil bir köşeye yal var Allaha
Çekmek istemezsen eğer tasa gam
Çekil bir köşeye girme günaha
Tıka kulağını duyma kem sözü
Muzdarip kalbimin sensin köşesi
Ne olur bırakma bırakma sensiz
Şu gönül aynamın sensin neşesi
Gir gönül bahçeme gir sesiz sesiz
Bir damla göz yaşıdır yaşamdan tek hatıra
Kıyılarında hüznün gezinip duruyorum
Doğmuyor gün ufukta gece kara gün kara
Meçhule giden yolda durmadan yürüyorum
Her şey bana yabancı her şey başka biçimde




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!