Tükendi gençliğim geçti seneler
Gazele çevirdi hayat oyunu
Bağrımda bir sızı sinemi deler
Bitti yaz mevsimi baharın sonu
Baktığım geçmişte hicran yarası
Nefis dipsiz bir ambardır
Yedir sende doymak bilmez
O senin bir sınavındır
Sen ölmezsen o hiç ölmez
Bir zamanlar can idin koparılan canımdan
Şimdi yabancı oldun tanımıyorsun beni
Seni bir gül misali ayırmazdım yanımdan
Kolaymış atıvermek seni candan seveni
Gör nazlı ceylanım, gör hicranımı
Seher yeli gibi, esip geçersin
Yeter artık yeter, yakma canımı
Deli poyraz gibi, biçip geçersin
Bırak sana vuran vursun
Senin de bir Allah'ın var
İncitmesin değen kurşun
Mevla’m olsun sana tek yar
Dünya fani ölüm gerçek
Kalabalık içinde yapayalnız biriyim
Sağlayamadım uyum çıkar odaklarıyla
Yok maddeye tamahım ben bir gönül eriyim
Olmaz benim bir işim ne köşkle ne sarayla
Yumuşacıktır kalbim olsa da dilim sivri
Dokunmayın bana yüreğim ezik
Harcadım ömrümü bir vefasıza
Yazık boşa geçen ömrüme yazık
Seven bir Gönül’e olur mu ceza
Yaşattı gurbeti kendi içimde
Ne zühdün var nede takva
Gezinirsin batıl yolda
Olamazsın sen kul hakka
Ararsın iz atıl yolda
Düşmüyor dilinde gıybet
Isıtın ruhumu ruhum üşüyor
Bulutlar ardında kaybolmuş güneş
Bağrıma bir soğuk ayaz düşüyor
Karakıştan soğuk zemheriye eş
Hüznün kıyısında mekan tutmuşum




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!