Bedirhan Gökçe: Hakkında ziyaretçi görüş ...

Bedirhan Gökçe
22

ŞİİR


115

TAKİPÇİ

  • Teoman Süer
    Teoman Süer 25.08.2014 - 15:27

    Sayın,güzel yorumuyla şiirlere hayat veren şair,Bedirhan bey,antolojide yayınladığım 2 şiirimi sizinle paylaşmak istiyorum.Beğenir,okursanız beni teşvik edersiniz.Şiirlerim;
    Ey koca İstanbul ey ve Yaprağın aşkı,şiirlerim aşağıda,teşekkür eder saygılar sunarım.Teoman Temel Süer

    EY KOCA İSTANBUL EY


    Ey kavgamızın, mücadelemizin şehri,

    Ey koca kabına sığmayan,huysuz güzel,

    Şımarık,ne senle,nede sensiz olamadığım,

    Hasretine katlanamadığım sevgilim, İSTANBUL.

    Her gelişimde,beni sarhoş eden,

    Havası,denizi,martıları,

    Caddeleri, çekilmez trafiği,

    Kimi mutlu,kimi yorgun,

    Kimi boynu bükük,kiminin burnu kafdağında insanları,

    Hasretine katlanamadığım sevgilim,İSTANBUL.

    Boğaziçi Fatih köprüleri ile bağlarsın Asya Avrupayı birbirine,

    Karadenizden gelenleri karşılar Kemerburgaz,Şile,

    Anadolu, Rumeli kavağı başlangıcıdır boğazın,

    Tepelerde,dalgalanır şanlı bayrağım.

    Doyumsuz aşk,sevda,anasın sen İSTANBUL.

    Sarıyer Beykoz tanıtır kendini,

    Seyre doyamazsın,iki yakayı,gelip geçen gemileri,

    Beşiktaş,Üsküdar,derken çıkılır Marmaraya,

    Bostancı,Adalar,Tuzla,Gebze,Küçük,Büyük çekmece,

    Tepelerde, dalgalanır şanlı bayrağım.

    Doyumsuz aşk,sevda,anasın sen İSTANBUL.

    Bazen,mahsunlaştırır insanı,

    Duygulanır,ararsın yaşadığın yerleri,hatıraları,

    Çoğunu bulamazsın,isyan ettirir seni.

    Ey koca İSTANBUL.

    Nerede gençliğimizin geçtiği şehir,

    Kemerburgaz,Belgrat ormanları,Polenezköy,Üsküdar,

    Sırtlardaki meşe,ladin erguvan ağaçları nerede.

    Yeşile hasret bıraktığınız koca şehir nerede.

    İsyanda etsem,kızsamda,vazgeçemem senden,

    Ey koca İSTANBUL.

    İstanbul şivesi ile konuşanlar,İstanbullular nerede,

    Terbiye,sevgi,saygı dostluklar nerede,

    Emirgan,Tarabyada içtiğimiz çaylar,

    Dinlediğimiz müzikler,o güzel sohbetler nerede,

    Su kaynaklarımız,göllerimiz nerede.

    İsyanım sana değil,

    Ey koca güzel İSTANBUL.

    Rant uğruna,seni bu hale getirenlere,

    Onlara göz yumanlara.

    Sen ne doyumsuz olmuşsun, İSTANBUL.

    Yılları alıp götürüşün, insanları acımasız değirmeninde öğütüşün.

    Sen ne aç gözlü olmuşsun,İSTANBUL.

    Öğüttüğün bu insanlarlamı,besleniyor büyüyorsun?

    Biz yaşlanıp güçsüzleşirken,sen acımasızca,

    Gelişiyor,güçleniyor,büyüyor büyüyorsun.

    İsyanım sana değil,İSTANBUL.

    Seni bu hale getirenlere.

    Affet beni İSTANBUL.

    Genede seni çok seviyorum.

    Bütün güzel şarkılar,şiirler sana,

    Geçmişi büyük,bugünü büyük,

    Geleceği daha büyük İSTANBUL.

    Ey koca İSTANBUL ey. 25.10TEOMAN2011

    YAPRAĞIN AŞKI
    Aynı ağacın yapraklarıydık,
    Aynı hava,su,güneşle beslenirdik ikimiz,
    Kuşların cıvıltıları,nameleriyle uyanır,

    Çiğ damlaları ile yıkanırdık biz.

    İlkbaharda taze yemyeşil,

    Pırılpırıldık ikimiz,

    Güneşin şıcaklığı parlaklığı kamaştırırdı gözlerimizi,
    Ben üst dallarda,sen yüksekten korktuğun için alt dalda bir yaprak.

    Ben güneşi daha önce görür,

    Uyanırdım senden önce,
    Seyrederdim uyuyuşunu gizlice,

    Sessizce.

    Hani yağmur yağmıştı,üşümüş büzüşmüştün bir gece,
    Sana laf atmış,ısıtmıştım seni,güzel sözlerimle,
    Ne güzel sohbetler ediyor,kıskandırıyorduk herkezi,
    Ben sana,şiirler şarkılar söylüyor, birlikte aydınlatıyorduk geceyi.


    Aylar nede çabuk geçiverdi,

    Sonbahar hüznü çöktü içimize,
    Senin sararıp solduğunu gördükçe,

    Kendi halime bakamadım bile.

    Güneş eskisi kadar ısıtmıyor,

    Mehtap aydınlatmıyordu geceyi,
    Sen ses veremesende,

    Ben söylüyordum,o güzel heceyi.

    Ne buluştuk,

    Ne el ele tutuştuk,

    Ne sarıldık,
    Ne yapabildik,uzaktan seslenmekten başka birbirimize.

    Hava soğuyor,rüzgar artıyor,

    Zor tutunuyorum dalda,
    Senden hiçbir ses alamıyorum,

    Haykırsamda.

    Hayat denilen şey bumu,nekadar kısa,

    Sevgimize doyamadan,

    Arzular, hayallerimizi gerçekleştiremeden,

    Bir acı rüzgar esti,yaktı canımızı.

    Üşüyor,titriyor,sayıklıyorsun,

    Sana uzanmaya çalışıyorum,

    Seni sarmak,nefesimle ısıtmak,

    Olmuyor,olmuyor başaramıyorum.

    Yorgunum, çok yorgunum,

    Zor tutunuyorum dalda,

    Anladım,anladım,

    Ayrılık zamanı yakında.

    Seni çaresizce izlemek,

    Eriyip,tükendiğini görmek,

    Yakıyor içimi,

    Dayanamıyorum artık.

    Senin,

    Daldan kopuşunu görmeden,

    Savrulmak istiyorum,

    Çokkk uzaklara.23.09.TEOMAN2013

  • Dağlar Özügüç
    Dağlar Özügüç 10.02.2012 - 09:31

    Seher Abla

    Seher abla benzemezdi bizim yörenin kadınlarına
    Açık tenli sarı saçlı ince belli üstelik gamzeli
    Çarşıya çıktığında gün doğardı kasaba esnafına
    Bazen uzun saçları açılırdı rüzgarda
    Parlayan altının rengi kıvamında
    Pazen entarinin içinde bütün hatları ortada
    Müthiş Çilveli yürürdü yosma

    Her cumartesi akşam matinesinde
    Belediye Sinemasında özel locasında
    Mutlaka olurdu seher abla
    Merdivenlere atılan her adımında
    Kısalırdı etek boyu çorapsız beyaz bacaklarında
    Hayranlarının gözleri kalçalarının kıvrımlarında
    O pervasız ama her şeyin bal gibi farkında

    Kendine bakardı fiziğini hiç bozmadı
    Sabunu,Kremi,rimeli Seher markaydı
    Kadınlar ihtiyaçlarını hep öyle arardı
    Tabii hakkında çok dedikodu da vardı
    Rakı sofralarında fantezilerin bini bir paraydı
    Gaza gelen evinin önünde tur atardı
    Hepsi de avucunu yalardı

    O Kötü bir şey yapmadı
    Güzeldi ve güzelliğinin de farkındaydı
    Beğenilmek onu rahatlatırdı
    Kasabanın rüyalarının kadınıydı
    Ahlak budalası namertler
    Elde edemediler diye iftira ettiler
    Bir sarhoşun kurşununa kurban ettiler

    Dağlar Özügüç

  • Esram
    Esram 19.09.2008 - 03:40

    Kimseler.,Gölgeler ve Gaddar....

    Ertelenen her ne ise.;
    Yaşam karelerinizde.
    Zaman adeta size düşman.,
    yarış halinde...
    Her,şey tavında güzeldir.
    Zaman size ayak uyduramaz.
    Siz vakti ve zamanı,
    öyle sollarsınız'ki;
    O halde;
    zaman ertelemeye gelmez.
    Vakitli' ce yaşayın..
    Hani o cesaret?
    Ve yine erteleme iç güdüsü.
    Yeni bir sayfa için;
    çok geç olacak..
    İçinizde anlamsız bir; NEFRET....
    Yüzünüzde hep yarım,yamalak
    gülümseme...
    Sadece birileri için dünyaya
    geldiğini düşünüp.
    Kendinizi adamışlığın;
    Bindirdiği yük..
    Zamanla acıtır sırtınızı...
    Ve sonra düşünüp kalırsınız....
    Kendim için; ne yaptım?
    Hele,hele ömrünüzü
    heba ettiğiniz birileri;
    dikilip karşına;
    Sanki onun için,Yaratılmış'sın,
    doğmadan esir almış,edasıyla.
    Nankörce sorguya geçmez'mi;
    AMAN DUYMASIN'KİMSELER.
    O kimseler için yaşanıyor,bu ömür.
    Ve o kimseler yüzünden,robotlaştık.
    Kimseler'parantez'kimseler.
    Kimseler için geldik; dünya'ya.
    Fakat ne hikmet'se,
    Tek girilmiyor mu? toprağa...
    Şu malum kimseler;
    Seni kullanıp,kullanıp.
    Gömmüyorlar'mı toprağa?
    Can gider.Mal kalır,
    geride bıraktığınla.
    Ağada onlar olur..
    . Paşa'da...
    Pekiiii...
    Şimdi düşünme payı.;
    Senin için, hiç yaşayan
    oldu'mu? .
    Ve o kimseler olmadan'da,
    senle mutlu oldu'mu?
    Pekii,
    sende huzur ararken;
    Sana huzur sundu'mu?
    Saat gibi dakik olmalı.
    Robot gibi; kümandalı...
    Yat,kalk,çalış.
    Misafir gelecek.Kış,kış....
    Ömrümüzü esir almış.
    Şart'lar...
    Kendimiz için değil.
    Onlar için mecburuz..
    Şiirdeki,yazıtta;
    Kodes,yasaklar,kimseler,
    gardiyan ve gölgelerdi
    konumuz...
    Oysa bu şartları taşınır yapan.
    Hayat ve kimseler'dir.
    Kimselere ayak uydurmak
    istemeyen.
    Hemen 'hemen,
    Çok ender,dir.
    Toplum,ca çekilen
    çileye kendimizi,
    Feda ettiysek;
    E yapılacak hiç bir şey in,
    olmadığı gibi.
    Sadece;
    Yüreğinin verdiği hissiyat,
    için,için taşan sabrın sonucunda..
    Kişi kendinle kaldığı süreçte
    Şunu düşünür, ve sessiz
    çığlığıy'la İsyan eder adeta.
    Ağlamaya değil; gülmeye.
    Hemde; Kahkaha'larla.
    Severek,sevmelere.
    Susupta dinlenmeye.
    BEN,varya be gülüm?
    Şiddet sonrası değil;
    Aşk için ağlamak istiyorum...
    Hani ne verdin'ki?
    Yüzünde kızarmıyor istemelere...
    İstemsiz yapılan aş.
    İçinde ya kıl barındırır.
    Ya da taş...
    Nasıl bir,kuraldır.
    Hükmü,tutuklu,luğu;
    hiç sona ermez.
    Ve kendini feda etmekten
    başka'da;
    Alternatif yok..
    Ayak uyduracaksın,
    İster istemez.
    ÖYLEYSE;
    E...Ne duruyorsunuz?
    Buyrun,ziyafete....
    Sizi,nim Önceden'de olduğu gibi.
    .Daha ne duruyorsunuz..
    Kolu'mu,Ayağı'mı,Gövde'mi
    parçalayıp istediğiniz gibi;
    Kemire bilirsiniz....
    Sizin için doğduk'ya.
    O hayatıma gem.Boynuma;
    atılan kementinizle...
    Kişilik kıtlığında
    Ana rahmine düşen.
    Kişilik özürlü;
    Meşhur,Kimsecikler,...
    Parantez Gölgeler.
    Buyrun;
    KEMİRMEĞE.......
    Ziyafet var.Ve
    Kimseler için yaşayanlara;
    Hayat böyle dar.
    şekil böyle iken,
    Olunmazmış'mı? GADDAR....

    Esram
    Syn Gökçe size en beğendiğim şiirlerimden birini postaladım.Be bir ev kadınıyım.Şiirlerim arşiv dolusu ve yakında kitabımı çıkartmayı düşünüyorum.Fakat tereddüt içindeyim.Bu yolda rezil olmak Vezir olmakta var.Cesaretsizim.Üstadımız olarak,Bir nebze yorum yapabilirmisiniz? Haddimi aşarak size gönderiyorum.Çünkü; Sizden gelecek yorum belkide ya dur diyecek tam aksi belkide yüreklendirecek.Saygılar....ŞİİR ŞAİR BÖLÜMÜNDEN ESRAM...

  • Hasan Ovak
    Hasan Ovak 04.09.2008 - 11:52

    Sayın Bedirhan Bey;
    Yazdığım bir şiiri sizin görüşlerinize sunuyorum. Umarım beğenirsiniz. Eğer mümkünse progranlarınızda yer verirseniz sevinirim.

    DİNLE OĞLUM

    Dinle oğlum kulağını iyi aç,
    Sen de olacaksın oğula muhtaç,
    Bilmem ki Allah’ın biçtiği yaş kaç?
    Öl deyince ölünmüyor evladım.

    Bazen ev yolunu bilmem şaşarım,
    Bazen düz yolda giderken düşerim,
    Allah ne ömür verdiyse yaşarım,
    Öl deyince ölünmüyor evladım.

    Unuttun sana verdiğim emeği,
    Çok gördün yediğim bir kap yemeği,
    Günahtır bil, ataya öf demeyi,
    Öl deyince ölünmüyor evladım.

    Her gün beş kez yönelirim hûdaya,
    Ölmek için yalvarırım mevlaya,
    Her insanın öleceği gün var ya,
    Öl deyince ölünmüyor evladım.

    Bazen gelse de kötü söz ağzıma,
    Bir hıçkırık tıkanır boğazıma,
    Lanet olsun kaderime yazıma,
    Öl deyince ölünmüyor evladım.

    HASAN OVAK
    Mayıs-2005

  • Erberk Pullu
    Erberk Pullu 25.04.2008 - 11:57

    sevgili Bedirhan bey TRT de ki programinizi zevkle izliyorum. ben de siir yazmaya calisiyorum ayrica sizin
    Ardahan li oldugunuzu duydum cok sevindim.. sizin programiniza katilabilirmiyim bu konuda bilgi yazarsaniz sevinirim.. selamlar....Erberk.

  • Deniz Bayramiç
    Deniz Bayramiç 03.03.2008 - 18:31

    bedirhan bey,bugün ikbal gürpınar sizin bir şiirinizi okudu
    .ismi 'baba uyan'.fakat sizin bu şiirinize sitenizde ulaşamadım.şiirinsözlerini lütfen nerde bulacagımı yazarmısınız.

  • İsmet Tahtacıoğlu
    İsmet Tahtacıoğlu 19.07.2007 - 12:20

    YİNE BEN... şiirlerinize ve onları yorumlamanıza bir sözüm olamaz. Sözüm şu sayın Gökçe. Lutfedip bi zahmet benim sayfaya da bir göz atıver. Bakarsınız, bir beğendiğiniz olur. TV Proğramınızda yorumlarsınız. Belli mi olur.

  • Vecdi Murat Soydan
    Vecdi Murat Soydan 28.07.2005 - 13:40

    merhaba.
    Ben bu siteye üyeyim ve aynı zamanda yetkili şair olarak şiirlemi göndermekteyim.Şiirlerimde toplumu birebir ilgilendiren ezilmiş, dışlanmış, toplumdan soyutlanmaya yüz tutmuş insanlarımızı konu alıyorum. Sizin şiirlerinizi okudum. Ben Türk şiirinde yeni bir sayfa açmak istiyorum. ÖYKÜ-ROMAN-HİKAYE TÜRÜNÜN MELEZİNDEN OLUŞMUŞ BİR ŞİİR BENİMKİSİ. Lütfen rica etsem özellikle, GURBET, ÜSKÜDAR İSKELESİNDE MENDİL SATAN ÇOCUK, TÖRE, GİTMELİ DİYORDUM BURALARDAN, GÜL KIZ) isimli şiirlerimi bir okusanız. belki değerlendirebilrsiniz diye düşündüm. Size saygılar sunarım. Sevgiyle kalınız.