Ayrılığı ve acıyı erken öğrendim. Tattım bunu. İşledi is gibi ruhuma. Beden çarmıhta. Ruh arafta. Ölüm. İki hece dört harf. İnsan bundan ibaret.
...
...
Yine tek başıma kaldım. Şehir soğuk. Issız. Kendime yabancıyım bu ara. Hiç çalmayacak telefonlar bekliyorum. Çalmayacak, açılmayacak olan o kapı. Balkonumu süsleyen incir ve dut ağacı. Artık onlar da konuşmuyor. Onlar da birer yabancı. Kibrit çöpü kutusu ev. Sığmayacak tabii bu kadar acı. Taştı. Taşıyor. Taşacak.
Edip Demirtaş
Geçiyor önümden sirenler içinde
Ah eller üstünde çiçekler içinde
Dudağında yarım bir sevda hüznü
Aslan gibi göğsü türküler içinde
Rastlardım avluda hep volta atarken
Devamını Oku
Ah eller üstünde çiçekler içinde
Dudağında yarım bir sevda hüznü
Aslan gibi göğsü türküler içinde
Rastlardım avluda hep volta atarken




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta