Sessizce çekilen bir set gibidir içimdeki sabır, Bir kez aşılırsa, geri dönmez o vakur nehir. Her yaranın bir izi, her ahın bir tartısı var, Kırılan her umut, kendi ağır yükünü taşır.
Zamanı geri sarmaya yetmez hiçbir pişmanlık, Adalet, ruhun derininde bekleyen bir karanlık. Verilen her söz bir borçtur, tutulmayan her el bir veda, Yaşatılan acının yankısı, ömre yayılan bir yalnızlık.
Bana acı yaşatırsan bedelini ödersin, Girdiğin o çıkmaz sokakta izini kaybedersin. Ektiğin fırtınanın ortasında kalır da nefesin, Kendi yarattığın sessizliğin içinde tükenirsin.
Beni bu eylül öldürecek
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.
Devamını Oku
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta