Hayat dediğin, doğum ile ölüm arasındaki yoldur
Diyar-ı gurbette hasret ve çile çekmek çok zordur
Gül olmak, hem de gurbette gül olmak ne zordur
Hele/hele bülbüle hasret kalmak, daha da zordur
Diyar-ı gurbette gülün derdi, çilesi bol mu boldur
Ne vakit, karla toprak öpüşseler
Kalemimle kağıdım da öpüşürler
Belleğimdeki sözcükler uçuşurlar
Leyla’ya aşk türküsü oluştururlar
Yaptığım kartopları avuçlarımda eridi
Kar üstüne kar yağdı
Yar üstüne yar sevdi
Görenler delisin dedi
O kul da boyun eğdi
Kar üstüne kar yağar
Şu kainat gördüğüm en gizemli akvaryum
Bulandırıldığında çok vahim oluyor durum
Karın kar bora fırtınaya dönüştüğü an gibi
O anı sanki çomak sokulan akvaryum gibi
Şu kainat bir açıdan bir eczane-i kübradır
Yağan yağmurdan, kardan, ıslanıyorum
Senin hasretinden, hep hastalanıyorum
Saçlarım ağardı, artık ben yaşlanıyorum
Gel artık, sensiz her yerden dışlanıyorum
B. TUNCA/25.10.2000-16.37
İster ağa ol, isterse azam paşa
İster bir yıl, isterse bin yıl yaşa
Bir gün mutlaka ölüm gelir başa
O zaman sen de gelirsin bu taşa
Eğer ki inanmıyorsan git sor şu naaşa
Her varlığın bir ömrü bir de ölümü vardır
Ölüm her zaman ve her mekanda vardır
Zerrelerimizde dahi her zaman ölüm var
Duygu ve düşüncelerde her an ölüm var
Kainatta canlılar aleminde her an ölüm var
Ne lüzumu var, gurura/naza/kibre
Bak hep aynı yöne gösteriyor ibre
Er veya geç girecek her kul kabre
Doğrulukta sabreyle kul sabreyle
05.10.2006-10.05
Sizi bilmem de bence değmezmiş be arkadaş
Bu kadar aşka onca çile çekmeye değmezmiş
Aşk uğruna çok gözyaşı dökmeye değmezmiş
Cüzi lezzet için külli çile çekmeye değmezmiş
Bilseydim sonunun bu kadar çok acı olacağını
Mutlu ailelerin akortlu aletlerinki gibi çıkar sesleri
Geçimsizlerin, akortsuz aletinki gibi çıkar sesleri
B. Tunca/07.03.2004-07.03




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!