Ey âdem, hani seni seven dost çoktu
Baktım, kabirde yanında kimse yoktu
En sadık dostların geldiler kabre kadar
Dememişler miydi her şey kabre kadar
Ey insan, yalnız doğdun, yalnız öldün
Her yaramazlığı yapan insanoğlu
Allah’a tanımaktır her işin sonu
Ölümdür, her âdemoğlunun sonu
Odur seni yaratan sen de tanı Onu
B. TUNCA/25.10.2000-16.37
Allah şahit bu ateşten gömleği giydim giyeli
Gören dostlarım dahi, sandılar sanki de deli
Yeter deli gönül yeter çektirdiğin bunca çile
Ağaçlar kalem olsa, getiremezler çilemi dile
29.03.2005-03:29
Evleri var, çardaktan
Ayran ikram etiler, bardaktan
Yâri giydirmişler, bayramlıktan
Ben ölürüm, onu hayranlıktan
Evleri var, kıl çadırdan
Bugün hem gündüz hem gece güzel
Çünkü bugün her şey bizim için özel
İlkleri iliklerimizde hissettik en güzel
Ruhaniler tarafından alkışlandık özel
Zira, bugün bizim evlilik yıl dönümümüz
Ayaktaki ayakkabı, sırttaki gömlek, emanet
İnsan vücudundaki el ayak her şey emanet
Bilmem ki nedendir, kullardaki bu enaniyet
Her şey, her şeyi yapan Allah’ındır emanet
25.10.2000-16.37
Resmini bir bir panoya astım
Hasret yaralarıma tuz bastım
Her gün bir şiir yazıp sayfama astım
Aslında; aşkımızı anlatmaktı, kastım
B. TUNCA/05.07.2001-13.45
Nice aşıklar kül olsa bile aşk devam edecek ilelebet
Elbette ki vardır aşkın yaratılmasında da bir hikmet
03.12.2004-12:03
'Aşk Ateşten Gömlek'
Güneş ufuktan doğdu doğacak
Mutluluk beni, boğdu boğacak
Güneş ufukta sanki altın portakal
Güneş ne olursun öylece orda kal
Güneş karabulutları kovup ak eyledi
Gülün kokuları bülbüle mutluluk verir
Bülbülün ilgisi de güle mutluluk verir
ADEMOĞLU/ 11.01.2002-15.30
Kalbimin anahtarı o ceylan gözlerindir
Beni yakan sözlerin değil; gözlerindir




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!