Hiç olmadı olamaz ki zalimlerle aram
Geçmedi geçmez boğazımdan haram
Kanayıp dursa da ezelden beri yaram
Yersem haram huzuruna nasıl varam
En çok elim/dilim/belimden korkarım
Ey nefsim kaç bakalım kaç sen
Daha ne kadar kaçacaksın sen
Başıma daha ne işler açacaksın
Fizana da gitsen kurtulamazsın
Baki değilsin ki ilelebet yaşayacaksın
Her gün, her gün aynı yemeği yemek zor olsa da
Her gün, her gün aş ekmek gibi yesem doyamam
Her gün, her gün aynı gülü koklamak zor olsa da
Her gün, her gün lâle gibi koklasam da doyamam
Her gün, her gün meyve gibi sıkıp da içsem doyamam
Çileli ve ızdıraplı aşk yolu
Yürekleri aşk/şevkle dolu
Kim söndürebilir bu koru
Ya Rab, şairleri sen koru
Şu hayat yolu tuzaklarla dolu
Dağların sisine, gem vurulur mu
Türk askeri önünde durulur mu
Vatansız bu dünyada durulur mu
Şehitlerden hiç hesap sorulur mu
Bulanık akan sel suyu durulur mu
Çınara yapışmış sarmaşık
Çınar hayat acılarına alışık
Sarmaşık çınara olmuş aşık
Fakat işlerse birazcık karışık
Duvarlara sarılmış sarmaşık
Acaba o ilk savaşı kimler başlatmıştı
Galiba, Habil ile Kabil başlatmışlardı
İçimden, beddua edesim gelir onlara
Kötü örnek oldular, tüm matadorlara
Unutma ki tahrip kolay, tamir zordur
Ayım, güneşim, yıldızım
Ah benim muhacir kızım
Aşkın alev alev yakıyor beni be kızım
Sen gelmezsen bitmez içimdeki sızım
O muhacir kızı, sevgiyle giyindirilmiş
Bakışmamız ayla güneşin bakışması gibi
Ayrılmamız ayla güneşin ayrılmaları gibi
Vuslatımız, rahmetin toprakla buluşması
Alıngan-kırılganlığımız, med cezir misali
Hasretimiz toprağın yağmura hasreti gibi
İnanmıştım Hakka inananlara
Güvenmiştim güven verenlere
Bir kere olsun bakmadılar yüzüme düşünce yere
Oysa, uğurlarında göze almıştım ölümü kaç kere
Yazıklar olsun kadir kıymet bilmeyenlere




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!