Bayram Kaya Şiirleri - Şair Bayram Kaya

Bayram Kaya

Kimliğini keşfedemeyen
Ekşi...
Birbirine baka baka kararan
Şablon

Arife ne hacet tarif

Devamını Oku
Bayram Kaya

Soyum,
Aslım.
Şimdi
Kendim,
Özümmüş bende.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Yeni tanıdığım, neşeli olmaktan gayrı kusuru olmayan dosta. Emri vaki yazıldı.


Deli gönül ne sardın
Sen mi can duyarsın.
sayar mısın ki

Devamını Oku
Bayram Kaya

Bir tarla düşünün,
Boş sonsuzca.
İşleyin sürün,
Korkusuzca.

Kararlıyım kendimden,

Devamını Oku
Bayram Kaya

Ne güzel oyuncak.
Kurgusunda kucak kucak.
Anne olunacak,
Sarılacak, sıcak sıcak.

Yaptığına bakınacak.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Bir çocuk:
'oh olsun! 'dedi.
Kesik parmağı,
Diğeri;
'öleceğine'verdi?

Devamını Oku
Bayram Kaya

Bu insanlar...
Bu insanlar...
Aman bilmiyor zaman,
Tek tanışıklığımdır çünkü;
Yetim gözü görünür bana nisanlar.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Yazgım bu, bu telaşta.
Dünüm başka
Bugünüm başka.
Taklit bile edemem
Kendimi o aşkla.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Selam verdim
Geçmişe.
Olmuş kafaları
Seçmişe.
İnsana tohum düşünce
Vermişe.

Devamını Oku
Bayram Kaya

17]Bu tür fevri ve hissi anlayışlar, güncel devlet olmanın, güncel devlete değin kurumlaşma kurallarını bilgi olarak tam ikmal edememenin, bütün yanılgılarını taşımaktadır. Bu yanılgı kişileri inanç ayrımcı olmanın içinde tutar. Bu yüzden kişilerini düz mantık çıkartışlı yapmıştır. Hâlbuki siz, böylesi bir inakçı anlayışla, Kurtuluş Savaşı hareketinin oluşturulması esnasındaki, din adamı alimlerinin olumlu vaazını hiç dinlememiş olup da, öz hareketin içine katılan; dinsiz ya da gayri Müslimlerin var bulunmalarını, bunların bu mücadeleye katılma hareketini, bu tür din eksenli düz mantığınızla, asıl okuyacaksınız?

Bir kutsal hareketi, herkes baktığı yerden tutup anlar ve anlatırsa bu tarih bilinci olur mu? Halkın bir vatan sevgisi, bir kul olma Osmanlı tabiiyeti mantığı, ya da yurttaş olma bilinci tanzimat fermanlarıyla ve birinci ikinci meşrutiyetlerin estirdiği kimi rüzgarlarla ve milliyetçilik akımlarının doruklaşmaları gibi araçların etkilemesi ilen yurttaş olma özgür olma vatandaş olma gibi duymalar ve benimsemeler hiç yok mu da, din alimleri olmasa bu iş kotarılamazdı denmeye getirilmektedir? Din alimleri de, sonuçta yükümlülüğü olan bir yurttaş değiller mi?

Din alimlerinin de bilinçli bir toplum ve bilinçli millet aidiyetliği yok muydu da böle söylenir? Halkımız müslüman olmadan önceki yaşantısı için de yurt savunması bilinci çoktan oluşturmuş, kendi yurtlarını savunmuş, bir çok devletler kurmuştur. Aksine dini inançlar, halkımızın var olan bu bilincinin üzerine oturmuş ve gelişmiş devinmiştir. Yani yurt sevgimiz inancımızdan dolayı değildir. Aksine inançlar zaten var olan yurt sevgimiz üzerine konumlaştırılmıştır.

Devamını Oku