AHMET KEMAL BAŞARI ŞİİRLERİ

AHMET KEMAL BAŞARI ŞİİRLERİ

Ahmet Kemal

EĞİTİMDE KEYFİYET VE KEMMİYET

TÜRK MİLLİ eğitim sistemi sorunlarla maluldür. Bu eğitim sisteminin sorunu Türk milletinin medeniyet değişimiyle başlamıştır. İslam medeniyeti halkasından zorla koparılan milletimiz Batı medeniyetine eklemlenmiş, ama bu medeniyetle asla birleşememiştir. Bu birleşememe batı ile bizim aramızdaki doku uyuşmazlığından kaynaklanmakta, giderilmesi asla mümkün olmayan sorun olarak karşımıza çıkmaktadır. Kendine özgü değerlerle taban tabana zıt bir değerler sistemi sürekli çarpışmaktadır.
İşte hayatın diğer cephelerinde olduğu gibi eğitim cephesinde de durum farklı değildir. Bu eğitim sistemi de bize diğer tüm yaşam alanlarında olduğu gibi bize dayatılmıştır. İnsan yapımıza uymayan bu sisteme insanımız zorla uydurulmaya çalışılmıştır. Bu alanda oldukça büyük başarı elde edilmiş, ancak bu başarı milletimizin değil batılıların menfaat ve istekleri doğrultusunda olduğu için bir zafer değil yenilgi olarak karşımıza çıkmıştır.
Şimdi biz 90 kusur yıllık bu sistemin aksaklıklarını tamir etmeye çalışıyor ve bir türlü bunu başaramıyoruz. Başaramayacağız da. Çünkü bu eğitim sistemi asla tedavi kabul etmeyecek derecede hasta, yanlış ve yanılgılarla doludur. Tedaviye cevap vermeyecek denli yaşlı ve maluldür. Baştanbaşa yanlışlarla kurulmuş ve zoraki tedbirlerle sürdürülmeye çalışılmıştır, ama başarılamamıştır.
Çarpıktır bu eğitim sistemi, kronik hastadır, can çekişmektedir, suni teneffüslerle hayatta kalabilmektedir. Hatta yoğun bakımda bitkisel hayattadır. Geri dönme umudu kalmamıştır. O halde yapılması gereken bir an önce defnedilip ortadan kaldırılması yerine yepyeni bir sistemin konulmasıdır.
Şimdi yapılan eğitimde keyfiyet yerine kemiyette değişikliklerdir ve yaraya merhem olmaktan uzaktır. Bu kemiyette yapılan değişiklikler keyfiyete yararlı olmamakla birlikte, o alanda yapılacak değişiklikleri geciktirmekte, bu alanda yapılması gerekenleri imkânsızlaştırmaktadır.
Şimdi yapılması gereken nedir? Bu alanda ilmi çalışmaların zaman geciktirmeden yapılmalı, tarihi mirasımız ve kendimize ait milli eğitim sistemimiz (Enderun ve medrese eğitimi) gözden geçirilerek derin araştırma ve tahliller yapılmalı, bize özgün sistemin teorisi yapılmalıdır. Osmanlı, Selçuklu, Abbasi, Emevi ve en başta Nebevi eğitim sistemleri incelenerek yeni yepyeni bir eğitim sisteminin alt yapısı inşa edilmelidir. Ayrıca batı, doğu ve Uzakdoğu, Amerikan eğitim sistemleri de bir fikir vermesi açısından DERİN İLMİ TOPLANTILARINA konu edinilmelidir.
Bu konuları organize edecek bir eğitim yönetim merkezi oluşturulmalı, yüklü tahsisatlar ayrılarak bu alanda çalışacak uzmanların çalışmalarına imkan verilmelidir. Üniversite içi ve dışı araştırmacılar teşvik edilmeli çalışmalar pilot okullarda eğitim fakültelerinin yönetiminde denenmeli ve başarılı örnekler yaygınlaştırılmalıdır.
Ayrıca araştırma hastaneleri örneği araştırma okulları oluşturularak bu alanlardaki teorilerin pratiğe yansıması test edilerek en iyi en güzel sistemine ulaştırılması sağlanmalıdır.
..

Devamını Oku
Ahmet Kemal

Eğitim Üzerine Yazılar:


DİL EĞİTİMİ ÜZERİNE 2


Bu konuda 2. yazım bu. Yıllardır kanayan yara olan dil eğitimindeki yanlışları kısaca anlattık. Şimdi çözüm önerilerine bakalım. Hastalığı teşhis ettik. Dili öğretemiyoruz yahut bu metotla dil öğrenilemiyor.
Hatta komplo teorisine göre ülkemizde dil öğretimi, hatta -başka bir deyişle öğretilmemesi- bunca masraf, uğraş ve uzmana rağmen bu alanda bir arpa boyu gidilememesi oryantalizmin bir oyunudur. Aslında ben de bu görüşteyim ve komplo teorisine inananlardanım. Doğu’da Hindistan’da Batı’da Cezayir’de, Ortadoğu’da Arap ülkelerinde başarılan dil eğitimi Batı’yla Doğu arasında geçiş köprüsü olan Türkiye’de niçin başarılamıyor. Oysa Osmanlı döneminde ilk yabancı dil eğitimi Galatasaray Lisesinde yapılmış, orada eğitilen gençler Fransız edebiyatını dilimize aktaracak kadar üstün bir başarı göstermişlerdi.
Ama gel gör ki aynı başarı diğer okullarda gösterilemedi. Aksine dil öğretilemeyen bir bilim haline geldi. Nesiller aşağılık kompleksine uğratıldı. Batı hayranlığı bu şekilde en nazik yerinden kaşınarak pompalandı. Kuşaklar harcandı ama batı hayranı oldular. Batı dilini öğrenemediler ama hayranlıkta yarıştılar. Kendi milletlerini aşağıladılar.
İşte tarihin en büyük milletlerinden biri olan Müslüman Türk Milletini bir daha doğrulmamak üzere aşağılamak için kullanılan argümanlardan biri ve belki de başlıcası oldu yabancı dil eğitimi. Oryantalist zihniyet içi ve dış ajanları vasıtasıyla bu argümanı iyi kullandılar.
..

Devamını Oku
Ahmet Kemal

YENİ ROMA VE İSLAM DÜNYASI

Yeni Roma İslam dünyasına gizli ve açık bir savaş başlatmıştır. Yeni Roma eskisinden daha planlı bir şekilde düşman bildiği İslam dünyası için organize olmuş bir vaziyette savaş açmıştır. Bu savaş İslamın yayıldığı yıllardan bu yana sürmektedir.
Kendi aralarındaki çıkar çatışmalarına dinler arası diyalog çalışmalarıyla son vermiş, İslam alemine karşı top yekun bir savaş açmıştır. Bu savaş büyük bir savaştır, iki dünyadan biri yok oluncaya dek sürecektir. Geçmişte kapitalist ve komünist bloklara ayrılan Hristiyan alemi İslam toplumlarının dirilişi karşısında birleşme yoluna gitmiş, güç birliği yapmıştır.
Bu güç birliğidir ki bu gün İslam dünyasının geçmişte iki blok arasındaki bölünmüşlüğünü daha fazla artırmıştır. Böl, parçala, yok et teorisiyle İslam dünyası güçsüzleştirilmiştir. İslam dünyası Yeni Romanın böl, parçala, yok et teorisinin de ötesinde birbiriyle savaştır sloganıyla iç savaşlara sürüklenmektedir.
Önce İran devrimi desteklenerek Şia bayrağı güçlü bir savunucuya kavuşturulmuş, sonra ırak parçalanarak İran’ın yayılmacı siyasetine terk edilmiştir. Şimdiyse Yemen’e kadar uzanan bir Şia kuşağı tamamlanmaktadır. Bu kuşak Suriye’nin parçalanmasıyla yıldızına kavuşmuştur. Bu karışık ortamda yıllar önce Afganistan’da konuşlandırılan El-Kaide örgütü bu bölgede uç vermiş, taşeron Işid örgütüyle ehl-i Sünnet camiası Harici akımın kollarına atılmıştır.
İran’la savaştırılamayan Türkiye parçalanmak istemiş, Arap baharıyla bütün Arap devletleri korkunç bir iç karışıklığa, kaosa mahkum edilmiştir.
ABD’de rehin tutulan İslam halifesi bir yargı darbesiyle Türkiye’nin başına geçirilmek istenmiş, ama bu planda başarı sağlanamamıştır. Eğer bu plan da başarıya ulaşsaydı Sünni ve Şii İslam dünyası bitmeyen bir savaşa sokulacak, bu savaş yoluyla tüm İslam dünyasının kitlelerce kıyımını sağlanarak, yok edilmelerinin yolu açılacaktı.
Büyük planın şimdilik aksayan tek noktası burasıdır. Bir şekilde bu da sağlanırsa amaçlarına ulaşmalarına bir engel kalmayacaktır.
..

Devamını Oku
Ahmet Kemal

Eğitim Üzerine Yazılar:


EĞİTİMDE ÖZEL İLGİ


Eğitim sistemimiz kitlesel eğitime dayandığı için bu eğitim içinde genel gidişe uyamayan öğrenciler eğitimin ilerleyişi, sınıf hakimiyeti ve eğitim ortamının güvenliği hakkında büyük sorunlar yaratmaktadır.
İnsanları tek tipleştirmeye yönelik eğitim sistemimiz, bu tek tipleşmeye uymayan, sıradanlaşmayı kabul etmeyen bireyleri dışlamakta, bir şekilde suça yöneltmektedir. Kabiliyetleri köreltmeye yönelik eğitim sistemimiz, bun direnenleri şerit dışına çıkmaya zorlamakta, çıkmayanları çeşitli ceza yöntemleriyle kural ve standart içine almaya çabalamaktadır.
Bunun için çeşitli ceza yöntemleri uygulamakta, bu ceza yöntemleri arasında kaba kuvvete bile yer bulunmaktadır. Sözlü taciz, psikolojik baskı, disiplin cezaları hep bu gidişi güvenli olarak sürdürmek amacına dayanmaktadır.
Cumhuriyetin köklerinden koparmayı amaçladığı artık bu gün herkes tarafından bilinmekte. Eğitim sistemini de bu amaca yönelik kurguladığı apaçık. Doğu insanından zorla batı tipi kişilik yapma gayretlerinin sonucu bu. Önce kıyafet zorlaması, sonra harf değişikliği, sonra batıdan yarı yanlış aparılmış ve güya kendine uydurulmuş, yapboz sistemli bir sistem bu sonucu doğurmuştur.
..

Devamını Oku