sen ciğerimin içindeki derin sızımsın
canımın içinde olduğundan beri acı veren hastalığım
yaralarım derinlerde görünmezlerde diye
sen hep gözle gördüğüne mi inanırsın?
gül olsam tomurcuğum sen olurdun
Kûstûrme kilit atma kapısına
Saklı bir duraktadır handır
Gönûl sığındığın limandır
Gülden bostan som altından devrandır
Senin gönüle oyunun olmaz
Gönül sana imtihandır
Ağlama sevdam
Ben gördüğün her çocuktan sana seslenirim
Üzülme sevdam
Her kopardığın çiçekten
Ben kokmayı bilirim
Unutma sevdam
Rüzgar;
sana aşık olabilirdim,
ama hiç tanıyamadım ki
aşk beni akıllı
aşk beni sakin
yapabilirdin lakin;
Şarap saflığındadır aşk
Kalbime sığmaz
Koy kadehe iç bu gece
Burdayız anlaşılan bu gece de
Aklıma sığmaz
Sufi kulağımı doldur
Heveslerini almadı da gemiler
Bindin gidiyorsun bir meçhule isteksiz
Yarı yükün kaldı geride umutlar
Şimdi seni özlemek
Kar olup bir şehre yağmak gibi sessiz
Ne mutlu ki açtım ne mutlu ki zamanlı soldum
Herşeye inat yaşadım en büyük zaferlere doydum
Kendimleydi inadım
Kendime inandım kendimi buldum
Hayat sahnesinden inerken en büyük alkışları duydum
Perde
İnançsız adam...
Aşka sadakate inançsız adam...
Bunca yıl geçti bunca ayrı zaman
Hala aldatmadım seni aldatamadım...
İnançsız adam...
Aşka sadakate inançsız adam...
Kapadin gôzlerin yar menbağına
Kör bağın üzûmû tatlımı geldi
Al fistanlı sevda dûştû aklına
Kart dalın kurtlu malı ballı mı geldi
Bedava vermediler gün bitirdin ya
Hasreti hoyratı hak mı saydın sen
Sanîrım gittin sonunda
Sabaha karşı uyandığımda
Ayrılîğın kazîğını rûyalarıma
Ben gözyaşlarıyla bile anlatamam
Anlatamam sarhoşluğumu
Anlatamam öksüz bırakılan masum




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!