Buraya nasıl bu kadar çabuk alıştım?
Nasıl, nereden, ne zaman… Anlamaya fırsatım olmadan belirdim burada. Beynimin derinliklerinden, izini süremediğim garip bir ağrıyla. Tek hatırladığım o:
Kafamın içinde kıvrılan o ani sancı, bir çarpma, bir patlama gibi...
Ve kendimi burada buldum; sanki varoluşun kıyısında, zamanın ötesinde bir yerde.
Şaşkınlık kısa sürede sindi, geçti kapımdan, korkum bu kadar sürebildi sadece.
Ama nasıl bu kadar kısa sürüp buralara kadar yürüdüm ben?
o kadar da önemli değildir bırakıp gitmeler,
arkalarında doldurulması mümkün olmayan boşluklar bırakılmasaydı eğer.
utanılacak bir şey değildir ağlamak,
yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eğer…
belirsizliğe yelken açardı iri ela gözler zamanla,
öylesine derince bakmasalardı eğer…
Devamını Oku
arkalarında doldurulması mümkün olmayan boşluklar bırakılmasaydı eğer.
utanılacak bir şey değildir ağlamak,
yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eğer…
belirsizliğe yelken açardı iri ela gözler zamanla,
öylesine derince bakmasalardı eğer…




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta