Yar diye bağlandık düştük yollara
Hasret kor düşürdü garip dağlara
Geceler yoldaştır şimdi ağrıma,
Herkesin bir derdi var türlü türlü.
Bir kuru ekmeğe muhtaçtır kimi,
Bir yol çizildi alnımıza;
ne başlangıcını biz seçtik,
ne de sonunu.
Dünya dedikleri bir han,
üç günlük bir konak sadece;
Yâr, kafama beş değil
yirmi beş kurşun sıksaydın
yine de yaşardım ben.
Ama bu sözlerin öldürdü beni, yâr.
Yâr…
Rıhtımda akşam içimde bir yangın
Deniz susmuş martılar bile kederli
Bir elvedayı taşıyor rüzgâr sessizce
Sen gidiyorsun ben paramparça bir deli
O vapur kalkarken bir yürek sarsıldı
Şiro çayı akar,
taştan öğrenmiştir sabrı,
dağdan miras almıştır suskunluğu.
Pütürge’nin bağrında bir nabız gibi atar,
her vuruşunda bir sevda uyanır.
Harâbat ehlini hor görme ey dil
Nice mestân gizlidir anda bir gül
Zâhirde kül olur bâtında bülbül
Her hâli sen bilip yok sayamazsın
Nice virânede saklıdır ihsan
Harâbat ehlini hor görme ey dil
Nice mestân gizlidir anda bir gül
Zâhirde kül olur bâtında bülbül
Her hâli sen bilip yok sayamazsın
Nice virânede saklıdır ihsan
Sırlarla saklanmış dağlar ardında
Hakikat gizlenir sonsuz bağında
Geceler yıldızlar parlar şavkında
Nefesiyle hayat sunuyor Şiva
Ellerinde sevgi gözde bilgelik
Madem gideceksen vur öldür beni
Düşürme perişan bir hale beni
Bak aşkın gırdabında boğulmuşum
Bir hançer al eline sök kalbimi
Gecelerim zifir gündüzüm hazan
Bazı acılar vardır,
insanın sesini elinden alır…
Sanki boğazına oturur bir kor yığını,
nefesin bile utangaç olur söylemeye.
Soma…




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!