Sene dokuz yüz elli dokuz
Birinci ayın biri
Amcam
Askerlik yaparken Erzurum'da
‘Kara Kağıdı’ geldiği gün
Ben doğmuşum
Sen,
Acı, ümit, sevmek
Nefes aldığım hava
Damarlarımda ki kan
Susuzluğumu giderecek su
Karnımı doyuracak ekmek...
Gölgesinde dinlendiğim söğüt dalı
Yürüyerek kenarına vardığım su
Şu dağ başı, şu patika yol, yeşeren çimen
Açan nergis,lale, sümbül, karanfil
Şu günebakan...
Ve dirhem dirhem içimde büyüyen mutluluk
Senin gecen gece, gündüzün gündüz değil
Aşıkların bir değil, on değil
Kimi sevdiğin belli değil
İnsan gönülden sevmeli
Severse bir kere sevmeli..
Şefkatli annem gibi yüzümü okşayan
Şöyle yanaklarımın üstünden,
Saçlarımın arasından geçtiği..
Bu memleketimin havası,
Ciğerlerime dolan..
İçtiğim berrak gibi şu su
Dinle sevdiğim,
Sana bir masal anlatacağım.
Ama önce,
Dur...
Batı ülkelerinde mutlu insanlar yaşarmış
Karınları tokmuş çocukların
Hayaller kar gibi eridi..
Artık umuttan da fayda yok.
Gerçi dünya tatlı ve hoş
Ama neyleyim,
Kalbim boş...
Dul kalmış bir anne:
-Babanı şu vurdu oğul
Şu kara domuz
Şu uzun boylu
Giden...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!