Bağlı Eller, Dağılan Düşler
Güneşin doğuşuna yasak koyulur mu hiç? Ya da nehrin akışına "dur" denir mi? Sevene "bırak" demek, bir uçurum kenarında, Rüzgara karşı kanat çırpmayı dilemektir.
Nasıl sökülür ki ruhun ilmek ilmek dokuduğu, Gözlerin ferine sinmiş o tanıdık gölge? "Vazgeç" demek kolaydır, dilde bir hece, Ama kalpte koca bir yangın, bitmez bir gece.
Avuçlarında tuttuğun sadece bir el değildi, Bir ömrün umudu, bir düşün emanetiydi. Şimdi "bırak" diyorlar, ellerin boş kalsın, Sanki sevda dediğin, bir oyuncak, bir masalmış.
Beni bu eylül öldürecek
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.
Devamını Oku
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta