Bağınız Şiiri - Kasım Kobakçı

Kasım Kobakçı
3359

ŞİİR


8

TAKİPÇİ

Bağınız

Doğanın kucağında filizlenen, o narin fidanlar,
Ezilmeden gövdeniz, o zalim ve sert basan adımlarla,
Bir dolu gibi, hüzün yaprağınıza ağırlık vermeden,
Yağmura çevirin yönünüzü, neme daldırın kökünüzü,
Taptaze bir nefes versin, o damarlarınıza şu toprak,
Solup gitmeden önce, terinizle büyüttüğünüz bağınız.
*
Rengarenk açan, o güzelim çiçeklerin hasretleri,
Çürümeden kökleriniz, o zehirli yaban otlarıyla,
Kara bulutlar, gökyüzünü aniden kaplamadan önce,
Buluta verin izinizi, rüzgara dönün yüzünüzü,
Eşsiz bir tohum düşsün, o verimli olan kalbinize,
Kurumadan önce, emekle kazdığınız o toprağınız.
*
Salkım salkım süzülen, o mor sümbüllerin tüm oylumu,
Kırılmadan dalınız, o vefasız esen fırtınalarla,
Zifiri bir ayaz, taç yaprağınızı dondurmadan önce,
Mevsime salın kendinizi, suya bırakın ömrünüzü,
Yepyeni bir renk katsın, o benliğinize ılık bahar,
Yok olmadan önce, sevgiyle donattığınız o yeriniz.
*
Meyveye durmuş olan ağaçların, yorgun gölgeleri,
Kesilmeden sesiniz, o paslı duran demir makaslarla,
Amansız bir kuraklık, suyu sizden uzaklaşmadan önce,
Irmağa sürün elinizi, dereye katın sesinizi,
Gürleyen bir hayat aksın, o gövdenize nehir gibi,
Çoraklaşmadan önce, aşkla beklediğiniz bostanınız.
*
Çitlerin kenarında boy veren, sarmaşık filizleri,
Sökülmeden yeriniz, o hoyratça davranan eller ile,
Kavurucu bir sıcak, neşenizi yakıp geçmeden önce,
Gölgeye çekin teninizi, serine verin cisminizi,
Serin bir rüzgar, essin o ruhunuza tepelerden,
Sararmadan önce, sabırla işlediğiniz o alanınız.
*
Toprağın derininde, uyanmayı bekleyen tohumlar,
Çalınmadan düşleriniz, o karga sürüleri tarafından,
Derin bir sessizlik, tüm bahçenize hakim olmadan önce,
Doğaya açın bağrınızı, sese uydurun çağrınızı,
Canlı bir heves dolsun, o içinize kuş cıvıltısı,
Tükenmeden önce, umutla ektiğiniz o hasadınız.
*
Yaprağın üzerinde titreyen, o şeffaf çiğ tanesi,
Buharlaşmadan özünüz, o güneşin dik bakışlarıyla,
Tozlu bir duman gelip, üzerinize hiç sinmeden önce,
Sabaha tutun yasınızı, geceye dökün pasınızı,
Berrak bir pınar yunsun, o üzerinizi şırıl şırıl,
Kirlenmeden önce, özenle sildiğiniz o camınız.
*
Yosun tutmuş taşların, arasında gezen karıncalar,
Bozulmadan yuvanız, o dikkatsiz basılan ayaklarla,
Ansızın gelen, bir sel emeğinizi yıkıp gitmeden,
Yükseğe taşıyın varınızı, tepeye kurun damınızı,
Güvenli bir yol bulsun, o adımlarınız taşa doğru,
Dağılmadan önce, birlikle kurduğunuz o dünyanız.
*
Budanmayı bekleyen, o yaşlı asmaların kolları,
Koparılmadan bağınız, o keskin bıçak darbeleriyle,
Soğuk bir gece gelip, can suyunuzu kesmeden önce,
Köküne inin derinizin, derine gidin yerinizin,
Güçlü bir direnç versin, o özünüze kara toprak,
Kesilmeden önce, yıllarca sevdiğiniz o dalınız.

Kasım Kobakçı
Kayıt Tarihi : 13.2.2026 23:21:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!