Başa dönsek olmuyor mu?
Farz et ki iki yabancıyız;
Yoldan geçerken sen parfümümü beğendin,
Ben de gözlerini beğendim.
Geçip otursan karşıma,
Ey gönül, sen ne garip şeysin!
Seni baş tacı edeni soytarı edersin,
Sana acı vereni taç takıp sultan edersin;
Yoksa sen acıdan mı beslenirsin?
Biri çıkar gelir diye umarsın ömür boyu,
Izdırap dolu ve sancılıydı yokluğun;
Başkasıyla olmadı, dolmadı boşluğun.
Kulağına geldiyse yalandır, inanma;
Mümkün değil ki seni unutmuşluğum.
Arada bir gelsen aklıma, eyvallah.
Kır zincirlerini gönlüm;
Dağı delip, çölü aşıp geldim.
Sevdaya meyil vermeye,
Adam gibi sevmeye geldim.
Belki biraz yıprandık,
Duyduğuma göre; incitmişler, kırmışlar seni...
Zordur, benim gibi sevmek seni.
Hatırlıyorum; "Sen sevmekten ne anlarsın?" deyip çekip gidişini;
Bak, sevgiden anlayanlar üzmüşler seni!
Sahi, sevgiden anladığın neydi senin?
Beni sorarlar sana ne oldu diye ona
Sakın gözlerin dolmasın yüzüne hüzün çökmesin tebessüm et gülümse
Ve de ki o gurbet oldu bana
Her şeyin başlangıcı olduğu gibi
Bir sonu da olmalı mutlaka
Aşk, tebessüm ile başlayan, gözyaşı ile biten bir duygu.
Aşk, insanın kendisine benzer.
Doğarsın, yaşarsın ve sonunda ölürsün.
Öyleyse insanın kendisi de aşk değil midir?
Doğduğunda mutluluk, öldüğünde gözyaşı...
Ettiğin tebessümlerin hatırına, döktüğün gözyaşı için isyan etmeyeceksin.
Bazı insanların bazı insanlara
Bir gençlik borcu vardır;
Çaldığı hayallerin vebali,
Döktüğü gözyaşlarının ahı vardır.
Umursamadığı duyguların,
Tam güneşin batmasına yakın, o saatte sahilde çay güzel içilir diye elimde çayımla bir köşeye kuruldum ve yavaş yavaş batmakta olan güneşin seyrine daldım.
Bütün çocukluğum, bütün gençliğim ve bütün hayallerim gözümün önünden geçerken; oturduğum masanın önünden, güneşin batışını unutturacak bir ceylan gözlü geçti.
Abartmadan söylüyorum; o an elim güneşe uzansa, güneşi gökyüzünden alıp gözlerini güneşin yerine koymak isterdim. Bir göz düşünün ki size bakıyor ve o an çocukluğunuzu, gençliğinizi ve bütün hayallerinizi unutturuyor...
Kır artık inadını, vazgeç bu sevdadan;
Onu severek mi doğdun anandan?
Bıkıp usanmadın mı alev alev yanmaktan?
Ne laftan anlıyorsun, ne de acıdan...
Belli ki onun umurunda değilsin,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!