Eski, parlak bir güneş doğardı toprağımıza,
Baba, parmak uçlarıyla beslerdi çiçekleri. Toprağımızda güllerimiz vardı;
Eski güneş, toprağımızdan doğardı.
Hemen önünde uzun kıvrımlı bir dere;
İçinde gümüş sırtlı, eti sert balıklar
Yem oluyordu yılanlara.
Dönülmez akşamın ufkundayız.Vakit çok geç;
Bu son fasıldır ey ömrüm nasıl geçersen geç!
Cihana bir daha gelmek hayal edilse bile,
Avunmak istemeyiz öyle bir teselliyle.
Geniş kanatları boşlukta simsiyah açılan
Ve arkasında güneş doğmayan büyük kapıdan
Devamını Oku
Bu son fasıldır ey ömrüm nasıl geçersen geç!
Cihana bir daha gelmek hayal edilse bile,
Avunmak istemeyiz öyle bir teselliyle.
Geniş kanatları boşlukta simsiyah açılan
Ve arkasında güneş doğmayan büyük kapıdan




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta