Annelik, Tanrının sadece kadınlara verdiği kutsal bir görev ve bu görevin karşılığında lûtfettiği yüce bir pâyedir. Yüce Rabbimizden gayrı hiç kimseye
nasip olmayan almadan vermek, anneliğin en belirgin vasfıdır. Her ne kadar, babaların da evlât üzerindeki büyük hakkı ve özverisi tartışılamazsa da, anne elinin yumuşaklığı, anne kucağının sıcaklığı, anne sesinin verdiği huzur mutlaka bambaşkadır.
Tabii, bu sözlerimizde, özellikle anneliğin sonsuz sorumluluğunu ve özverisini müdrik olan anneleri kastediyor olsak da, her anne kutsaldır bence.
Peki, ya türlü nedenlerle anne olmak tadını tadamamış olan kadınlarımız?
Bunların içinde yaşamlarındaki türlü zevklerine ayak bağı olmasın diye annelikten kaçınan çok az ve çok zavallı bir kısmı hariç, bütün kadınlar, bence yaradılıştan, anneliğin Tanrı vergisi şefkat ve özveri duygularıyla donatılmış olup, onlar da, sadece sosyal açıdan nârin varlıklar olduklarından dolayı değil, örflerimiz açısından da her türlü saygıya lâyıktırlar.
Ben, bu anneler gününde, kendi insiyatifleri dışında annelik hazzını tadamamış kadınlarımızı da ayırmadan, Yüce Allahın annelik vasıflarıyla donattığı tüm kadınlarımızı kutlamak istiyorum.
Sonsuz âleme göçmüş bütün annelere Allahtan rahmet diliyor ve kendi kızım da dahil olmak üzere evlâdım hattâ torunum yaşındakilerle beraber tüm saygımla bütün annelerin ellerinden öpüyorum.
koşunun rüzgarını, köpüren yeleyi
toynakların kızgın kıvılcımlarını
Kişneyen bir tayın sevincini anlat
öfkeyi ve sağırındaki mahmuz yarasını