Zamanın çarkına takılır adın,
Şu fânî bezminde gençtin, azizim.
Bak, ne tadın kaldı ne de muradın;
Ecel kadehini içtin, azizim.
Ne krallar geldi geçti bu handan,
Ayrıldı nice can şu tatlı candan.
Bir garip kuş gibi göçer mekândan;
Kanadını çırpıp uçtun, azizim.
Ne makama güven, ne mala dayan;
Rüyadır bu hayat, uykudan uyan.
Gizliyi, saklıyı hakkıyla duyan;
Ol Yüce Hak'kı yâr seçtin, azizim.
Gönül aynasını toz kaplar iken,
Ömrünün bağına batsın mı diken?
Derd-i derûnunu saklayıp çeken,
Melâmet hırasın biçtin, azizim.
Ne servet kurtarır ne de şan ü nâm;
Toprağın altında biter bu dram.
Mihnetle topladın her şeyi tamam,
Yalın ayak buradan kaçtın, azizim.
Elinle ektiğin tohumdu harman,
Rabbine sığın ki bulasın derman.
Gelince kimseden dinlenmez ferman;
"Vakit doldu, gayrı göçtün." azizim.
Gayretli, ömrünü harcama boşa;
Girdiğin kabirde varasın hoşa.
Ecel şerbetini çekip de başa,
Bu dar kapıdan tez geçtin, azizim.
İzzet Gayretli
T.R.09.04.2004
Kayıt Tarihi : 28.07.2026 11:17:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!