Ben seni severken
kendimden vazgeçmişim haberim yokmuş…
Meğer insan en büyük hatayı
“gitmez” dediğine güvenince yapıyormuş.
Şimdi geceleri sessiz değil odam,
Taş sokaklarında büyüdü bu hüzün…
Diyarbakır akşamları çökerken surların üstüne
eski bir türkü sesi vururdu yüreğimize.
Analar kapı önünde sessizdi,
çocuklar top oynardı tozlu avlularda,
ama herkesin içinde
Kimse duymuyor belki ama
içimde durmadan bağıran bir kalp var.
Sessiz görünüşüme aldanma,
ben içimde kıyamet taşıyorum.
Öyle bir yorulmuşum ki hayattan…
Kimse duymuyor sanıyordum
içimde konuşan o kırık sesi.
Meğer sustukça büyüyormuş insanın acısı,
meğer kalp dediğin şey
geceleri yalnız kalınca bağırıyormuş.
Ben herkese iyi göründüm,
Okulun duvarları vardı,
tebeşir tozu kokan,
kuralları düz, çizgileri net…
Ama kimse anlatmadı bana
insanın en çok insandan kırılacağını.
Defterime yazdım hep doğru cevapları,
Bazı yerler vardır…
insanın içine dışarıdan girmez.
Önce rüzgârı dokunur yüzüne,
sonra yağmuru iner omzuna,
en son da fark etmeden
kalbine yerleşir.
Bir gün insan, en çok güldüğü yerden eksiliyormuş meğer...
Ben bunu senden sonra öğrendim.
Kalabalıkların içinde yürürken bile omzuma çöken o yalnızlığı, gecelerin sabaha varmayan sessizliğini, her şarkının gelip seni anlatmasını...
Ben senden sonra öğrendim.
Bir zamanlar adını umut diye ezberleyen bu yürek, şimdi sessizliğin yükünü taşıyor. Ne sana kızabiliyorum, ne de seni tamamen unutabiliyorum. Çünkü bazı insanlar gider, ama yokluğu kalbin içinde yaşamaya devam eder.
Kaybettik biz...
Bir zamanlar
gülmek kolaydı…
bir şarkı açardım,
dünya biraz daha katlanılır olurdu.
Şimdi…
aynı şarkılar çalıyor
İçimde bir şey yandı
ama alevi yoktu..
ne duman çıktı ne de biri koşup “yangın var” dedi.
Sessizce kül oldum ben,
Sana kırılmak,
Kırmızı odam…
duvarları suskunluğumla boyalı,
her köşesinde bir iç çekiş asılı.
Perdeler kapalı değil aslında,
ben kapattım içimdeki ışığı,
güneş gelse de girmiyor artık




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!