Sevgi Denizine
Cebimde taş kesilmiş dertler,
her birinde bir anının sessiz ağırlığı…
Bir gün, sahile varınca
tek tek bırakacağım hepsini
Bu yol gidilesi bir yalnızlık yurdudur
kalabalıkların ihanetini taşıyan ayaklarımda.
Ben açlıktan değil
hakikatin gecikmesinden yoruldum.
Yürünecek dediler.
Yürümek mi?
Dışıma baharı giydirip gülümserken ben,
içimde dondu bin kış, sessiz, derinden.
Sözcüklerim susup kalbime gömüldü,
Acıyı sessizlikle giyindim her sabah yeniden..
Hayat dediğin hem siyahtır hem beyaz
SÜVEYDA ŞEHRİ
Bir şehir var içimde, adı Süveyda,
Ne haritalarda yerin, ne iz var yollarda.
Her köşesi yarım kalmış bir hayal gibi,
Ben yaşarım hâlâ, taş kalbinde gecenin sada
gönlümde hüzün,
yüzümde tebessüm.
ah bir bilsen,
ne kadar yorar insanı
Bağladım sana tüm umudumu,
hayalini kurduğum o senli yurdumu.
Ne fırtına söktü, ne zaman susturdu,
bırakıp da vazgeçemedim,
Umudum, solgun bir çiçeğin inadıdır;
rüzgârla savrulsa da kökünden vazgeçmez.
Biraz yorgun, biraz suskun
ama hâlâ göğe bakmayı bilir.
Yalınayak koştuğum ardından,
Rüzgâr bile durdu, adını anmadan.
Gölgen kaldı o eski yolun ucunda,
Sen gittin ben sustum, zamansız bir anda.
Belki de zaman,
başlayamadığın yere savuruyordur seni.
Kaçırdığın vapurun iskelesinde
yalnız kalışın ondandır
Bir yıl düştü takvimden
oysa ben bir çağ eskittim içimde.
Zaman,her geçen gün biraz daha yonttu umutlarımı.
Sabırdan ördüğüm surlar yükseldi,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!