Boşa koydu dolmadı
Doluya koydu almadı
Yalvardı sonra kadın
Dedi ki,
Yok bu işin oluru
Kılıçtan keskin, kıldan ince
Yanlışlarla dolu dünyada
Hep doğruları aradım
Ambalajından çıkarmadan nefsimi
İkiyüz derecede fırınladım
Çok yaktı bazen
Kor olup içimi
Gel
küçük serçe
bak
ekmek ufaladım
penceremin önüne
ceviz kırıntıları da var
Ne zaman anne sütü dense
İçim cızlar, ölürüm
Deprenir, yaralarım kanar
Vicdan azabı içimi yakar
Hastalansan, suçlarım kendimi
Süt veremedim affet beni
Döndün yine babacığım
Çok mutluyum ben
Bekliyordum seni
Ta gittiğin günden
O günden beri
Hani demiştinya
Kızım arkadaşını bulmuş
sonunda diye
Kaybettim baba
Senin gibi yok oldu birden
Onu siz mi çağırdınız
Ey ölüm
Nasıl bir şeysin, nerdesin
Çekilenleri bitirecek misin
Kalmasın hiçbir kalıntısı
Hepsini birlikte götürecek misin
Gel, gel al o zaman
Ben zaten aşığım, maşuğa ne gerek
Çakmak da istemez, kibrit de
Ben zaten yanığım, yangına ne gerek
Aramışsam öylesine, laf olsun diye
Ben zaten bulmuşum, kazmaya ne gerek
Gül, leylak, bülbül, Gesi’de gece
Ne krizler geçirdik birlikte
Sıka sıka delik kalmadı kemerde
Sıkmayanlar sahiplenmesin
Sen memleketsen sahibin de benim
Seni seviyorum nerdesin
Uçurdu mu seni yeller
Gel kon kocamın diline
Gel kon sevgilimin diline
Gel kon anamın diline
Gel kon benim dilime




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!