Nikâh masasına oturdun işte,
At imzanı, git bir an önce.
Ne aşkımız kalsın avuçlarında,
Ne de yeminimiz kulaklarında.
At imzanı, bitir bizi bir an önce.
Şimdi umudumun bittiği yerdeyim,
Sen yoksun… ve ben de.
Oysa ne kadar mutlu olacaktık senle ben.
Sen “evet” derken ayağına basacaktım ben,
Nikâh memuru sorunca
“Kabul ediyor musun?” diye,
“Evet!” diye çığlık atacaktım.
Ah sevgilim ah…
Ellerimle yedirecektim o yaş pastayı.
Şimdi el mi oldun sen sevgilim?
Gözümde bir damla yaş,
Dilimde sitem.
Sana mutluluklar… git, git, git sessizce.
Ne bir anı,
Ne bir hatıra kalsın bana senden hediye.
Heveslerim kursağımda,
Hayallerimiz yarıda kaldı.
Sen gittin,
Bana acı kaldı.
Hani yoktu ayrılık, söz vermiştik gizlice.
Özlemin yolsa da saçlarımı,
Hasretin kör etse de gözlerimi,
Sevdan yaksa da yüreğimi,
Dönmem artık sana geri.
“Seviyorum” deme, çek yalancı dilini.
Sen başkasına baktığın gün bittin sevgili.
Sen de anlayacaksın
Beni düşünüp ona sarılmanın ne demek olduğunu.
Sen de anlayacaksın.
Pişmanlık kanatacak dilini, dudağını,
Anlayacaksın.
Unutma sevgili, kimse sana ben gibi dokunamaz.
Benim parmak izlerim farklıydı be sevgili.
Git şimdi… ben seni bugün gömdüm sevgili.
Bugün gömdüm.
10.02.2026 09:28
Kayıt Tarihi : 10.2.2026 09:33:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!