Aynalardan Uzakta Şiiri - Ümit Yaşar Oğu ...

Ümit Yaşar Oğuzcan
299

ŞİİR


1559

TAKİPÇİ

Aynalardan Uzakta

Şimdi en açık renginde gözlerin
Şimdi benimlesin tüm kaygılardan uzak
Anlatılmaz bir şey var aramızda hazin
Şiir gibi bir şey seninle yaşamak

Bulutsuz bir gökyüzüdür güzelliğin
Yıldızların en parlak olduğu zamansın
Denizlerim senin kıyılarında sakin
Bırak ellerini avuçlarımda kalsın

Çirkin olan,fena olan ne varsa unut
Gözlerimin söylediği şarkıyı dinle
Ellerimizde sevgi içimizde umut
Bütün iyilikleri paylaşalım seninle

Aşkın büyülü sesini duyuyor musun
Şimdi onun gülleri açan güz bahçelerinde
Gitme ki günlerimiz gecelerimiz olsun
Çoban kulübelerinde balıkçı kahvelerinde

Varlığın dudaklarımda bir bal tadı
Yokluğun en korkuncu ölümlerin
Senden başka dindiren olmadı
Acısını içimde kanayan yerin

Benimle kal zaman bitinceye kadar
Benim ol yüzyıllar ve çağlar boyunca
Bir ömürdür seninle geçen dakikalar
Ölümden güçlüyüm sen yanımda olunca

Şimdi öyle büyük ki beraberliğimiz
Nabzın benim bileklerimde vurmakta
Artık bütün kaygıların ötesindeyiz
Benimle en güzelsin aynalardan uzakta

Ümit Yaşar Oğuzcan
Kayıt Tarihi : 26.6.2000 19:33:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
  • Tuna Kafkas
    Tuna Kafkas

    Mümkünlü
    heyhat,
    bu bir girdap;
    kalbimin kuytusundan beni kendine çeken,
    kederli dağın, gönül uçurumu…

    ah
    eyv/ah,
    avcıdan habersiz
    ırmağa inişi karacanın
    ve eğilip berrak suya,
    kana kana içmesi kendi kanını,
    vurulunca kalbinden…;
    ki büyü/d/l/ü suda
    kana bulanık halkalar iç içe,
    iç içe,
    halka ve girdap...
    ah,

    avcının sağ manipülasyonu,
    karacanın gözlerinin nemli tortusu,
    büyülü su, fakat;
    düşe kalka katedilen yolların,
    hangisine pay düşmemiştir,
    o en yakın vuslattan…,

    bir zahter tanesi kadar külfet olsaydı keşke;
    kara kışta buza kesen dipsizlikten çıkış,
    siy/ah doruklarını aşmak kaf dağının,
    ve hazza kölelikten azad oluş,
    ah;

    ah ki çöllerin avareliğinde körebelik…,
    dalı yaprağı budanık kalmanın hicâbı ve,
    bini bir para etmeyecek
    ömür yangını pişmanlıklar
    gel/geç/likteyken,
    bütün bildiklerini bir okyanus nazarda unutmak
    mümkünlü;
    bir yadigâr kutsalı
    ve vaktin emaneti olaydı bu nazar…,
    nolaydı,
    her yönün çıkmazı bir secdede nihayet bulaydı;
    ah;

    kundak kokulu bebek masumluğuyla bulmak yokluğu,
    ve gözyaşlarıyla yürek katranını yıkamak dem be dem;
    zamanın sarkacında umut tohumları çatlasa,
    tufan sonrası durulan umman;
    kalpte bir ab/ı hayat katresi olsa…,
    ve konma/göçme aleminin ayrılıkları,
    için için,
    içine akan bir ırmak,
    ah kardeş payı edilen saatlerde,
    ömür biriktirmek,
    mümkünlü olaydı;
    ah nolaydı...,

    turuncu ve kızıl gül yapraklarını
    ebeden soldurmayacak rahmet;
    ıslak kaldırımlara
    yüzükoyun serilmiş ölüleri dahi
    diriltebilse mesela…,
    ve kendinden gayrısını bilmez kibrin,
    mülevves göz pınarlarını kurutup,
    nâdim bir nefesten buğu olaydı,
    isli,
    kasvetli kodes camlarında,
    nolaydı…,
    ah;

    Cevap Yaz
  • Salih Yıldırım
    Salih Yıldırım

    LAHUT

    Palandöken; sert ciddi mizacında
    Pos bıyıkları ile karşılar seni yüzü
    Dev asa erişilmez endamında
    Hiçbir medeniyet görmemiştir güldüğünü

    İşte böyle bir dağda hayat bulmuş
    İnce, zarif, yakışıklı lahut
    Sen nasıl doğruldun?
    Soğuğun kaynattığı çorağın ortasında
    Sen karanlığı nasıl boğdun
    Kışları bitmez buzlar aynasında…

    Cevap Yaz
  • Naki Aydoğan
    Naki Aydoğan

    Bir inek seslenişinde bal ağa'dır; mübalağa. Şiirde bir nevi bal ağalara mü diye sesleniştir. Bu bal ağa kim derseniz; işte aşık maşuk sevgili ne sayarsanız. Işık kırılması fiziki bir gerçektir. Anlam kırılması da bir şiirdir. Şiirin öncesi sonrası yoktur. Aşkında öğle. Ne zaman sevdin ne zaman seveceksin belli değildir. Şiir, şiirin o anıdır. Şiire kendini verip vermemekle alakalıdır. Her şeyin öncesi şiirdir, sonra inanç ve bilgidir. Kabul olursa aramızda yasadır. Din inanlar için aralarında bir yasadır. Zamansız ve sınırsızdır. T.C. Yasamız T.C. vatandaşları arasında bir yasadır. Şiirde öğle zamanı ve sınırı yoktur. Ve inanları da inanmayanları da kapsar.

    Cevap Yaz
  • Cihat Şahin
    Cihat Şahin

    Gregor Samsa, kefere rumuzuyla şahsıma hakaret eden insan şeytanına, yaptığı hakaretleri aynen iade ediyor ve bizim, yani Müslümanların dini olan İslam'da yalanın kuzeni olan mübalağa/abartı kesinlikle haram olduğunu bir kere daha ilan ederim. Çünkü bizim kitabımız olan Kur'an'ın "Şuara/Şairler" suresinin son beş ayetinde bu konuya dikkat çekilmiş ve bu yola tevessül edenlerin üzerine şeytanların indiği ve onları dalalet vadilerine attığı beyan edilmektedir. Yani demem o ki, ey kefere rumuzlu meçhul mahluk, senin dinin ile bizimki farklı olduğu için, sen istediğin kadar mübalağalı konuşup yalanlar söyleyebilir ve kendin gibi yalancılara alkış tutabilirsin ama bizden aynı kerih amellere imza atmamızı isteyemezsin! SENİN DİNİN SANA, BİZİM DİNİMİZ DE BİZE OLSUN!

    Cevap Yaz
    Tecâhüli Ârife

    buradaki herkes (sen dışında) senin nasıl bir müslüman (!) olduğunu görüyor merak etme dedecik (;

TÜM YORUMLAR (16)

Ümit Yaşar Oğuzcan