Aydın Mısın Şiiri - Rıfat Ilgaz

Rıfat Ilgaz
7 Mayıs 1911 - 7 Temmuz 1993
48

ŞİİR


41

TAKİPÇİ

Aydın Mısın

Kilim gibi dokumada mutsuzluğu
Gidip gelen kara kuşlar havada
Saflar tutulmuş top sesleri gerilerden
Tabanında depremi kara güllelerin
Duymuyor musun

Kaldır başını kan uykulardan
Böyle yürek böyle atardamar
Atmaz olsun
Ses ol ışık ol yumruk ol
Karayeller başına indirmeden çatını
Sel suları bastığın toprağı dönüm dönüm
Alıp götürmeden büyük denizlere
Çabuk ol

Tam çağı ise başlamanın doğan günle
Bul içine tükürdüğün kitapları yeniden
Her satırında buram alın teri
Her sayfası günlük güneşlik
Utanma suçun tümü senin değil
Yırt otuzunda aldığın diplomayı
Alfabelik çocuk ol

Yollar kesilmiş alanlar sarılmış
Tel örgüler çevirmiş yöreni
Fırıl fırıl alıcı kuşlar tepende
Benden geçti mi demek istiyorsun
Aç iki kolunu iki yanına
Korkuluk ol

Rıfat Ilgaz
Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
  • Sondraktaki Şaşkınyolcu
    Sondraktaki Şaşkınyolcu

    Rahmetle anıyorum ...

  • Nazan Yinanç
    Nazan Yinanç

    İyi ki doğdun değerli şair.

  • Arap Naci
    Arap Naci

    Martin Luther King'in 'I have a dream' Konuşmasının Türkçe Özeti

    'I have a dream...
    I have a dream that one day little black boys and black girls will be able to join hands with little white boys and white girls as sisters and brothers.
    I have a dream today'
    'Bir hayalim var...
    Bir hayalim var ki bir gün siyah erkek ve siyah kızlar, beyaz erkek ve beyaz kızlar ile kardeşçe elele tutuşabilecekler.
    Bugün bir hayalim var'
    Martin Luther King, Jr.

    BİR RÜYAM VAR

    Bugün size diyorum ki, dostlarım, şu ânın getirdiği güçlüklere ve engellemelere rağmen bir rüyam var benim. Amerikan rüyasına derinden kök salmış bir rüyadır bu.

    Bir rüyam var. Gün gelecek, bu ulus ayağa kalkıp kendi inancını gerçek anlamıyla yaşayacak. 'Şunu kendinden menkul bir gerçek kabul ederiz ki, bütün insanlar eşit yaratılmıştır.'

    Bir rüyam var. Gün gelecek, eski kölelerin evlâtlarıyla eski köle sahiplerinin evlâtları, Georgia'nın kızıl tepelerinde kardeşlik sofrasına birlikte oturacaklar.

    Bir rüyam var. Gün gelecek, Mississippi eyaleti bile, adaletsizliğin ve baskıların sıcağıyla bunalıp çölleşmiş olan o eyalet bile, bir özgürlük ve adalet vahasına dönüşecek.

    Bir rüyam var. Gün gelecek, dört küçük çocuğum, derilerinin rengine göre değil, karakterlerine göre değerlendirildikleri bir ülkede yaşayacaklar.

    Bugün bir rüyam var benim.

    Bir rüyam var. Gün gelecek, Alabama eyaleti, valisinin ağzından hep müdahale etme ve izin vermeme yönünde sözler dökülen o eyalet, küçük siyah oğlanlarla küçük siyah kızların, küçük beyaz oğlanlar ve küçük beyaz kızlarla el ele tutuşup kardeşçe birlikte yürüdüğü bir yere dönüşecek.

    Bugün bir rüyam var benim.

    Bir rüyam var. Gün gelecek, bütün vadiler yükselip bütün tepeler ve dağlar alçalacak, engebeli yerler düzlük yapılıp, girintilerle çıkıntılar düzleşecek ve Allah'ın şanı yeryüzüne inecek, bütün canlar hep birlikte görecek onu.

    Bizim umudumuzdur bu. Güneye dönüşümde içimde taşıyacağım inançtır. İşte bu inanç sayesinde umutsuzluk dağını yontup bir umut anıtı yaratacağız. Ulusumuzu saran âhenksiz bağırtıları, bu inanç sayesinde güzel bir kardeşlik senfonisine dönüştüreceğiz. Bu inanç sayesinde bir gün özgür olacağımızı bilerek hep beraber çalışacak, hep beraber dua edecek, hep beraber mücadele edecek, hep beraber hapse düşecek, özgürlük için hep beraber ayağa kalkacağız.

    İşte o gün Yüce Allah'ın bütün kulları, yepyeni bir anlamla söyleyecekler bu ilâhîyi:

    Benim ülkem, senin ülken

    Özgürlüğün güzel yurdu,

    İşte söylüyorum sana:

    Atalarımın öldüğü toprak burası,

    Şehitlerin gururu olan toprak,

    Her bir dağın yamacından,

    Özgürlük yankılanacak.

    Ve eğer büyük bir ulus olacaksa Amerika, bunun gerçekleşmesi şarttır. Öyleyse New Hampshire'in dev tepelerinden yankılansın özgürlük. New York'un ulu dağlarından özgürlük yankılansın...

    Her bir dağın yamacından yankılansın özgürlük.

    Özgürlüğün yankılanmasını sağladığımızda, her kasabadan ve köyden, her eyaletten ve kentten özgürlüğün yankısını duyduğumuzda, o gün yakın demektir ve o gün Allah'ın bütün kulları, siyahlar ve beyazlar, Yahudiler, Hıristiyanlar, Müslümanlar ve Budistler el ele tutuşup siyahların eski bir ilâhîsini söyleyecekler:

    Sonunda özgürüz! Sonunda özgürüz!

    Şükürler olsun Ya Rabbim!

    Sonunda hepimiz özgürüz!

    Dr. Martin Luther King



    Rıfat baba,

    bu güzel şiirine yorum yazdığım dün geceden daha
    dolu dolu yaşadım bu günü..


    dünyanın şairleri kazanacak galiba.güzel insanları.insan sevenleri.romantikler.

    iran'dan kenya'ya bir avuç ırkçı giderek kaybedecek galiba.


    dünyanın her yanında ezilen 'siyah'lar kazanmalı..

    otobüsün en arka koltuğunda seyahate mecbur edilmiş bir köle geldi oturdu savaş saçan ülkenin kafasına bu gün

    adı Hüseyin Barak Obama


    bir umut bir umut bir umut


    Her satırında buram alın teri
    Her sayfası günlük güneşlik


    olsun

    olacaksa

  • Sultan Yürük
    Sultan Yürük

    Diyalog

    -Demek isminiz Musa, diye gülümsedi Hıristiyan misyoner... Siz çok akıllı ve aydın bir beyefendiye benziyorsunuz. Yanılmıyorum değil mi?

    -Yanılmıyorsun da, sen önce dilinin altındaki baklayı çıkar bakalım, dedi Musa Dayı.

    -Hah! Ben de dinler arası diyalogdan bahsedecektim size: Hani, her dine mensup insanların kendi aralarında kaynaşmalarından... Bazı liderlerin, bu alışverişi günümüze kadar nasıl engellediğinden ve dinler arası diyaloğun nasıl kurulması gerektiğinden bahsedecektim... Hıristiyanlar ile Yahudiler zaten iç içe, kendilerine Müslüman diyen Muhammedîlerin de işte bu birliğe dâhil olmanız gerektiğini anlatacaktım...

    -Ben zaten kendi oğluma öğrettim dinler arasındaki irtibatı, dedi Musa Dayı. Bunu da babamdan öğrendim. O da dedemden öğrenmiş. Peki sen kimden öğrendin?

    -Ben mi, dedi misyoner... Biz bunu Vatikan’dan öğrendik, bir önceki Papa’mızdan. Bu yeni çalışmayı bildiğinizi duymak ise şaşırttı beni!

    -İyi dinle: Dedemin ismi Davut idi. Babamın adı İsmail, amcamın adı ise İbrahim... Benim ismimi biliyorsun ki Musa’dır, hanımımın adı Meryem, oğlumun adıysa İsa... Bizler bütün Peygamberlere inanıyoruz; her birini seviyor ve isimlerini ismimiz biliyoruz...

    -Çok güzel, bunlar bizim kutsal isimlerimiz...

    -Fakat... İslamiyet gelmeden önceki dinlerin insan eliyle bozulup değiştirildiğini siz de bizim kadar biliyorsunuz. Hazreti Meryem’den doğmuş bir insan olan İsa peygambere “tanrı” diyor; son din olan İslâmiyet’i din kabul etmiyor; bizlere yani bütün Müslümanlara dinsiz gözüyle bakıyorsunuz!

    -Aslında şöyle düzeltmek...

    -Sözümü bitireyim de öyle konuş! Bizler, tarihin her döneminde sizlerle birlikte yaşadık. İslâmın o yüce hoşgörüsü olmasaydı yeryüzünde pek çok insan ırkı tükenirdi!.. Eğer şimdi hoşgörüden, dinler arasında bir diyalogdan bahsedecekseniz; şartlar eşit olmalı: Bir kısmınız tanrı üç, bir kısmınız birdir, diyor... Allah birdir diyenler, Muhammed O’nun resulüdür, demiyor!..



    Sen şimdi git ve bana bunları anlatmak için; annesinin adı Emine, hanımının ismi Ayşe kızının adı Fatma olan... Ve kendi ismi Mahmut veya Mehmet olan bir arkadaşını gönder ki; o aynı zamanda “Birdir Allah” derken; “Muhammed Resulallah” da desin!

    Birlik ve dinler arası diyalog ancak böyle olur!

    Muammer Erkul
    Türkiye Gazetesi- Stop köşesi.

  • Sultan Yürük
    Sultan Yürük

    Kilim gibi dokumada mutsuzluğu
    Gidip gelen kara kuşlar havada
    Saflar tutulmuş top sesleri gerilerden
    Tabanında depremi kara güllelerin
    Duymuyor musun
    ...
    Yollar kesilmiş alanlar sarılmış
    Tel örgüler çevirmiş yöreni
    Fırıl fırıl alıcı kuşlar tepende
    Benden geçti mi demek istiyorsun
    Aç iki kolunu iki yanına
    Korkuluk ol

    Rıfat Ilgaz

    Nur içinde yat Rıfat Ilgaz.
    ...
    Vatanını milletini seven, tehlikelere karşı kaygı duyan tüm insanlarımıza saygılar, selamlar, dualar... Sultan Yürük

  • Mehmet Yücedağ
    Mehmet Yücedağ

    'Her sayfası günlük güneşlik' bu cümle dikkatimi çekti şiirde. Zira 'güllük güneşlik' deyimi mi kullanılmak istenmiş acaba diye düşünmekten alamadım kendimi. Yoksa şiirin orijinalinde böyle kullanılmış da buraya mı yanlış aktarılmış? Çözemedim!... Şiir, şiir dilinden biraz yoksun gibi geldi bana. Nesire biraz daha yatkın sanki. sonuç olarak bir sanat eserinin barındırması gereken şeyleri yani duygu işlemelerini ve sosyal sorumluluğu iyi ele almış şair. Üstada saygı ve hürmetler. Saygılarımla Mehmet Yücedağ

  • Enver Özçağlayan
    Enver Özçağlayan

    Vasıfları yazara uyan,maksadına uygun, yol gösterici bir güzel şiir.Rıfat Ilgaz'ı rahmetle anmama vesile olanlara teşekkürler.

    Enver Özçağlayan

  • Erdem Erciyesli
    Erdem Erciyesli

    Kaldır başını kan uykulardan
    Böyle yürek böyle atardamar
    Atmaz olsun
    Ses ol ışık ol yumruk ol
    Karayeller başına indirmeden çatını
    Sel suları bastığın toprağı dönüm dönüm
    Alıp götürmeden büyük denizlere
    Çabuk ol
    ...
    Rıfat Ilgaz Türk Edebiyaına büyük hizmetleri olan çok değerli bir zat..
    büyük bir kalem..

    ama bu şiir küçüktü..ona yakışmamış..
    antolojide bu şiirlerden çok..

    sanırım değerli edebiyatçılar bu şiirin her yanını eleştirecekler
    bir şiir okunduğu zaman; 'ben farklıyım, ben yeniyim, ben iz bıraktım' demeli...

    sizce bu şiir bu kavramları söyletiyor mu?

  • Tuhan Turhan
    Tuhan Turhan

    insanlar olarak hislerimizde bir defa dahada yanılmamışız zaman herkesin değerini veriyor.yalnız şuradaki üç beş satırlık yorumlar değil üç beş kişilik jüri değil biz ne desekte yürekten hissedenler sıyrılıp çıkıyor yukarılara işte Rıfat ILGAZ zaman herşeyin ilacıdır şimdilik bütün yüreklere saygılar....bazen çok acı eleştiriler görüyorum ve üzülüyorum herkese selam şiirleri seçenlerede önderlik edip bizlere bu ortamları sunanlara ellerini taşın altına koyanlara selam olsun.

  • Derya Kaya
    Derya Kaya



    Harika bir şiir .gümbür gümbür vuruyor toplarını kıyılara...

TÜM YORUMLAR (37)