Fezalara dalıp çıktığım bir anda,
Şavkına tutuldum sanki gökyüzünden,
Bulanık bir hal ile ,o sarhoşlukla,
Daldım bin hülyalara düşler içinden.
Görürken bir anda kayıp gittiğini,
Bir anda söndü sanki ışıklar
İçim ürperdi sabaha kadar
Canlandı gözümde hatıralar
Seni düşündüm sabaha kadar
Ne oldu da böyle bi garip oldum
Kimine dert vermiş kimine kahır
Kimine düz vermiş kimine bayır
Ağılda oğlak varsa, dağda ot var
Kadere razı gel, takdire sabır…
Ayağı baş eder başları ayak
Safi Hâl
Surları yıksalar, minareler var
Zaferlere yakın ibareler var
Azı çoğa galip ederim diyen
Her şeyi gözeten pirayeler var…
Şahmeran
Tarihin cilvesi bu, tezatlardan ibaret
Biri hüsrana vurgun, diğerinde imaret
Enkaz enkaz üstüne yağma yığın tarumar
Her tarfatan kuşatmış duvar üstüne duvar
Olmuyor olmuyor böyle
Unutmak kolay değil
Şu sokak köşe taşları
Sanki hiç tanıdık değil
Oysa biz seninle
Karlı dağdan tozlu yoldan
Kervan kıran kötü kuldan
Aradın ne buldun bundan
Ömrü yere saçıp gidersin
Sanma ki arsızlar ar eder
Ah sorma bana sen beni
Ben bile bilmem kendimi
Seller gibi yıkıp bendimi
Akıp giderim sana doğru
Sorma ki başım belalı
Dayanma insana hainlik eder,
Çiğ süt emmişlere şaşılır değil.
Karındaş olsa da kârını güder,
Düzeni Dünya’nın değişir değil.
Onlar ki İnandığı gibi yaşar
Yaşadıkları gibi de ölürler
Herkes arka saflarda saklanır da
Onlar her zaman, en önden giderler
Bir kutlu ölüm,bir makam-ı Nebi




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!