Ve bir kasım sabahı...
Tan yeri sıyrılır siyahtan
Bir kızıl bayrağa boyanır dünya
Geç kalmış sesler gelir sokaktan
Ayağında kırk dört numara
Ucu demirli bir çizme
Kavuşacağız bir gün kavuşacağız
Hiç olmadık, hiç ummadık bir yerde
İkimizin de gözleri dolacak
İki gözümüz iki ırmak olacak
Kavuşacağız bir gün kavuşacağız
Seni üstünde o siyah hırkan
Kaybettiğim benliğimi ararken
Yad ellerde buluverdim kendimi
Herkes muhabbetle duvar örerken
Poyraz estim yıkıverdim bendimi
Kısa değil ta ahiret vaktine
Çoban bile olmamışken davara
Kel Osman’ı muhtar etti bu seçim
Sevincinden çıktı yüksek duvara
Nutuk çekti, ihtar etti bu seçim
Osman'ım böyleydi bildi bileli
Dert etme kendine böyle darılıp
Ben sana değil de kendime küsüm
Hatıralarıma her gün sarılıp
Ben sana değil de kendime küsüm
Düşünmedim kırdım atalarımı
Bana sus diyorlar bütün efradım
Sustukça bozuldu keyfim asabım
Kurtlarla sarılmış benim etrafım
Tilkiye çakala laf düşer oldu
Kim zarar verdiyse hısım akraba
Ben doğalı beri bu koca köyü
Kimler geldi kimler geçti dünyadan
Saydım da hepsini ağası beyi
Kimler geldi geçti yalan dünyadan
Karlar eriyince ilkbahar ayı
Bunca olan bitenleri
Hep birlikte kınıyoruz
Bu hale getirenleri
Hep birlikte kınıyoruz
Filistin'e kim el atar
Kırk yaşında bekâr idim
Bana zengin kız buldular
Sosyeteye bakar idim
Güya zengin kız buldular
Baba dedim; vakit tamam
Hiç kimsenin kaderini
Yaşamadan kolay sanma
Ayrılığın kederini
Yaşamadan kolay sanma




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!