ayaklarım çöllerde,
başım karlı daglarda.
kanları karışıyor,
baş ile ayakların.
yüregimde mecnunun yanan ateşi,
gözlerimde kenanın dinmeyen öfkesi,
bazen bir yunus gibi daglarda ovalarda,
b azen bir çoban olup üfledim kavalıma.
yalın ayak yarı aç, kanayan ayaklarla,
dikenler acısıyla gezdim dagda ovada.
yunus gibi yana yana aglayarak,
önce çarpılmışmıydım
yok yok şaşırmıştım.
birden masmavi denizlerde buldum kendimi,
yüzdükçe, derinliklerine dalıyordum gözlerinin.
en çok aradıgın yerlerde, gözlerim
yalnızlıgımı hatırlatır gece yarısı.
gökyüzüne açılan her pencerenin
sesleri beynimde yankılanır,durur.
bir acıyı dogurur şafagın grisi,
yorgunluktan kurtulmamış caddelerden,
yandım
denize düşen bir gül misali
hasretin çöllerinde.
yagan hazan yagmurları gibi,
kuruyan gözpınarlarında.
ikimizi gördüm.
yagmur durmadan yagsa,
toprak doymasa susuzluga.
ben sana doyamadım,
yine yalnızım, yine tek başıma.
erise dagların karı,
dinse hasretin acısı.
vurmabeni kurşunlarla,
asma kenetlerle hiç.
ölmemi istiyorsan eger,
zaten ben gözlerinde çarmıha gerilmişim.
yaar!
yüregim yaar..gel görki neler var.
yar dedim,yar aşkına,
yardan yara,atladım yar aşkına.
hak bir gönül verdi bana,
ha demeden hayran oldum,
harman yeri yüregim,
bir arena şimdi.
toz,kan.kin içiçe,
kalem diye kılıçından kan damlar,
kemik sesi feryadlara karışır.
ya düş kılıcımdan damla damla kan gibi,
acımasızlıgın
gecelere vursada.
şafakları sarsada,
fidan veren taze sürgünü
saran, sarmaşık gibi,
sarsada ruhunu acımasızlık,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!