ben; tenhayı gözleyen pencere, karşılarken karanlığı
derzlerimi titreten fırtınadaki cehennem tutsağı
sen; ilahi gün ışığı, gecenin çatlağından dökülen
soğuk betonlarda bir yansıma, cennetten eksilen
ben; her açıldığımda parmakları kesen paslı tel çıkığı
eşiğimden boyasız duvarlara işlenen kızıl yağmur artığı
Her şey yerli yerinde; havuz başında servi
Bir dolap gıcırdıyor uzaklarda durmadan
Eşya fışkırmış gibi tılsımlı bir uykudan,
Sarmaşıklar ve böcek sesleri sarmış evi.
Her şey yerli yerinde; masa, sürahi, bardak,
Devamını Oku
Bir dolap gıcırdıyor uzaklarda durmadan
Eşya fışkırmış gibi tılsımlı bir uykudan,
Sarmaşıklar ve böcek sesleri sarmış evi.
Her şey yerli yerinde; masa, sürahi, bardak,




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta