Çaresizliğimin çaresini arayan divane bir gezgindim
Yürüyordum ömrümün en zor-en uzak yolunda
Üstüm başım kanter içindeyken;
İz bırakan adımlarım sana doğru getirmişti beni
Yüreğimin sevmeye yeminli buzlarını;
Birbir eritmişti güneşi içime taşıyan gözlerin..
İliklerime kadar işlemişti aydan parlak gülüşlerin
Bugün seviştim, yürüyüşe katıldım sonra
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!
Devamını Oku
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!




bir insan huzunu bu kadar guzelmi nakisliyabilir .. bu guzel eseri gonulden kutluyorum
'yüreğim ıslak geziyorum her vakit' kupkuru, toz toprak yüreklerle dolu şu dünyada o ıslak güzel yüreğinize sağlık.
Buzdan yapılı bir yalnızlık, nasıl sözcükler yetmezse öyle, derin...
Bu şiir ile ilgili 3 tane yorum bulunmakta