İnsanlar artık ilişkiyi omuzda taşınan bir yük gibi görüyor.
Ama kimse şunu söylemiyor:
Yük sandığın şey, aslında birlikte kurduğun hayatın ağırlığı.
Herkes huzur istiyor,
ama kimse huzurun sırlarını taşımak istemiyor.
Herkes mutlu olmak istiyor,
ama kimse emek vermek istemiyor.
Herkes sevilmek istiyor,
ama kimse sevmenin sorumluluğunu yüklenmek istemiyor.
Herkes kalıcı bir bağ arıyor,
ama kimse kalmak için savaşmayı göze almıyor.
Gerçek dışı beklentilerle masaya oturuluyor.
“Beni hiç üzmeyecek.”
“Hep anlayacak.”
“Ben değişmeden her şey yolunda gidecek.”
Sonra ilk yorulmada,
ilk tartışmada,
ilk hayal kırıklığında
geri çekiliyor insanlar.
Aşkı ateş gibi düşün diyorsun ya…
Evet, ateş kendiliğinden sönmez.
Onu aç bırakırsan söner.
İlgi koymazsan,
emek koymazsan,
zaman koymazsan…
Alev neden senin için yansın?
Sonra üşüyen yine biz oluyoruz.
“Eskisi gibi değil” diyoruz.
Oysa mesele ateş değil.
Mesele, artık odun taşımak istemeyişimiz.
Gerçek bağ romantik cümlelerde değil.
Her gün yeniden verilen kararda.
“Seni seçiyorum.” demek kolay.
Ama yoğunken hatırlamak zor.
Haklıyken tonu düşürmek zor.
Gururu yutmak zor.
Kırıldığında kaçmayıp konuşmak zor.
İlişki emek istemez dediğin an
aslında şunu söylüyorsun:
“Artık uğraşmak istemiyorum.”
Kopuş tam orada başlar.
Sessiz.
Görünmez.
Ama kesin.
Çünkü insan seçildiği yerde kalır.
Cepte hissedildiği yerde değil.
Ve belki de en acı gerçek şu:
İnsanlar aşkı kaybetmiyor.
Sadece elini çekiyor,
odunu atmayı bırakıyor.
Alev sönmüyor sandıkları yerde,
ama içten içe üşüyorlar.
Yazan
Korhan KÜLÇE
28/02/2026 07:00
Kayıt Tarihi : 28.2.2026 22:37:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!