Aşk Sonsuz 2 Şiiri - Aşk Aşkın Şehri Ordu

Aşk Aşkın Şehri Ordu
7506

ŞİİR


72

TAKİPÇİ

Aşk Sonsuz 2

Rüzgâr Değirmenlerine Karşı Seni Sevmek
Atımı sürdüm bugün
eski bir yolun üzerine.
Gökyüzü bulutsuzdu,
Toprak çatlamış,
Rüzgâr ise
her zamanki gibi
kimseye aldırmıyordu.
Yanımda yalnızca
eski bir kılıç vardı.
Bir de senin adın.
Sana giden yolun
haritada olmadığını
çok önceden öğrenmiştim.
Ama âşık olan insan
Haritaya değil,
Kalbinin gösterdiği
yöne inanır.
Uzakta değirmenler gördüm.
Herkes
“Onlar yalnızca
değirmen.”
dedi.
Ben ise
“Hayır,
Bunlar bizi
sevmekten vazgeçirmek
isteyen bütün korkular.”
dedim.
Atımı mahmuzladım.
Rüzgâr yüzüme vurdu.
Mızrağım kırıldı.
Düştüm.
Üstüm başım toz oldu.
Ama güldüm.
Çünkü insan
Uğruna düştüğü şey
gerçekten değerliyse
Yaralarının bile
bir anlamı oluyor.
Sen uzakta
Bir kalenin penceresinde
beklemiyordun belki.
Belki beni
hiç beklemiyordun.
Ama ben seni
Bir prenses olduğun için değil,
Dünyayı senin yanında
daha güzel gördüğüm için
sevdim.
Seni ideal bir kadın
sanmadım.
Senin de öfken vardı,
Kırgınlıkların,
Yanlışların,
Sessizliklerin...
Ben bunların hiçbirini
senden almak istemedim.
Çünkü gerçek aşk
Bir insanı masala
dönüştürmek değil,
Onun gerçeğini görüp
yine de yanında
kalabilmektir.
Bazen Sancho gibi
aklım bana bağırdı:
“Dön geri!”
“Bu yolun sonu yok!”
“Bütün dünya sana
gülüyor!”
Haklıydı.
Dünya gerçekten güldü.
Ama kalbim
Daha sessiz bir şey söyledi:
“Yürü.”
Çünkü bazı yollar
Varılacak bir yere
değil,
Kendini bulacağın bir yere
götürür.
Ben seni ararken
Kendime rastladım.
Korkaklığımı gördüm.
Gururumu,
Kıskançlığımı,
Ve sevgi sandığım
sahip olma arzusunu...
Hepsini birer birer
yol kenarında bıraktım.
Geriye
Sana karşı
dürüst olabilen
bir adam kaldı.
Şimdi önümde
yine uzun bir yol var.
Belki yarın
başka değirmenler çıkacak.
Belki başka insanlar
“Vazgeç.”
diyecek.
Ben yine düşebilirim.
Yine yanılabilirim.
Ama seni sevmekten
utanmayacağım.
Çünkü aşk
Her zaman
kazanılan bir savaş değildir.
Bazen
dünyanın imkânsız dediği
bir şeye inanırken
insanın kendi kalbine
sadık kalmasıdır.
Ve eğer bir gün
Bana
“Bunca yolu
neden geldin?”
diye sorarsan
Sana uzun bir cevap
vermeyeceğim.
Sadece yollara ineceğim,
ellerime bakacağım
Ve diyeceğim ki:
“Çünkü senin için
çıkılan yol,
yolun kendisinden
daha güzeldi.”
Sonra
Sorularımı yere bırakacağım.
Çünkü artık
savaşmak istemiyorum.
Senin kalbine
hükmetmeye değil,
Yanında yürümeye geldim.
Ve belki gerçek sevgi
de budur:
Bir kadını kurtarmak değil,
Onun özgürlüğüne saygı duyup
kendi kalbini de
onun önünde dürüstçe
açabilmek.
Rüzgâr yine esecek.
Dünya yine dönecek,
yine bize gülecek.
Varsın gülsün.
Ben bedenimi
senin bulunduğun yöne
taşıyacağım.
Çünkü bazı aşklar
Akılla açıklanmaz.
Bazı sevdalar
kazanılmaz.
Bazı insanlar
bulunmaz.
Onlara doğru
yola çıkılır.
Aşk

Bazı aşklar
akılla açıklanmaz.
Bazı sevdalar
kazanılmaz.
Bazı insanlar
bulunmaz.
Onlara doğru
yola çıkılır.
Aşk

"Senin için
çıkılan yol,
yolun kendisinden
daha güzeldi.”
Aşk

Aşk
Her zaman
kazanılan bir savaş değildir.
Bazen
Dünyanın imkânsız dediği
bir şeye inanırken
insanın kendi kalbine
sadık kalmasıdır.
Ve eğer bir gün
Bana
“Bunca yolu
neden geldin?”
diye sorarsan
Sana uzun bir cevap
vermeyeceğim.
Sadece diyeceğim ki:
“Senin için
çıkılan yol,
yolun kendisinden
daha güzeldi.”
Aşk

Bugün
eski bir yolun üzerinde yürüdüm.
Gökyüzü bulutsuzdu,
Toprak çatlamış,
Rüzgâr ise
her zamanki gibi
kimseye aldırmıyordu.
Yanımda yalnızca
bir gül ve adın vardı.
Sana giden yolun
haritada olmadığını
çok önceden öğrenmiştim.
Ama aşık olan insan
haritaya değil,
Kalbinin gösterdiği
yöne inanır.
Aşk

Bazen aklım bana bağırdı:
“Dön geri!” “Bu yolun sonu yok!”
“Bütün dünya sana gülüyor!”
Haklıydı. Dünya gerçekten güldü.
Ama kalbim daha sessiz bir şey söyledi:
“Yürü.” Çünkü bazı yollar varılacak bir yere değil,
Kendini bulacağın bir yere götürür.
Ben seni ararken kendime rastladım.
Korkaklığımı gördüm.
Gururumu, kıskançlığımı ve sevgi sandığım
sahip olma arzusunu...
Hepsini birer birer yol kenarında bıraktım.
Geriye sana karşı dürüst olabilen bir adam kaldı.
Şimdi önümde yine uzun bir yol var.
Belki yarın başka yollar çıkacak.
Belki başka insanlar “vazgeç” diyecek.
Ben yine düşebilirim.
Yine yanılabilirim ama seni sevmekten utanmayacağım.
Çünkü aşk her zaman kazanılan bir savaş değildir.
Bazen dünyanın imkânsız dediği bir şeye inanırken insanın kendi kalbine sadık kalmasıdır.
Aşk

Kalbin Nedensizliği
Seni neden sevdiğimi uzun uzun düşündüm.
Aklım bana birçok sebep sundu:
Gülüşün,
Sesin,
Bana bakışın,
Yanında zamanın
başka türlü akması...
Hepsini tek tek inceledim.
Sonra fark ettim:
Bunların hiçbiri
yeterli değil.
Çünkü insan
Bir kalbin neden
başka bir kalbe yöneldiğini
tam olarak açıklayamıyor.
Belki alışkanlık,
Belki tesadüf,
Belki yalnızca
aynı anda aynı yerde
bulunmuş iki insan...
Ama aşk
Nedensellikten kaçan
inatçı bir duygu.
Seni ilk gördüğüm anı
hatırlıyorum.
O anda geleceği bilmiyordum.
Birlikte geçireceğimiz
günleri,
Kavgalarımızı,
Sessizliklerimizi,
Birbirimize alışacağımız
küçük akşamları...
Hiçbirini bilmiyordum.
Yine de
Kalbim senden yana
küçük bir eğilim gösterdi.
Sonra günler geçti.
Bir bakışın,
Bir sözün,
Bir gülüşün
O küçük eğilimi
güçlendirdi.
Belki sevgi böyle oluşuyor:
Büyük bir patlamayla değil,
Tekrar eden küçük
karşılaşmalarla.
Seni tanıdıkça
Sana dair bir alışkanlık
geliştirdim.
Ama bu
Kendimi sana mahkûm etmek
değildi.
Senin varlığını
hayatımın doğal bir parçası
olarak hissetmekti.
Sabahları seni düşünmek,
Bir şarkıda seni hatırlamak,
Bir sokaktan geçerken
“Burada birlikte yürümüştük.”
demek...
İnsan bazen
Hayatını büyük fikirlerle
değil,
Böyle küçük anılarla
kuruyor.
Aklım bana hâlâ soruyor:
“Bunun sonu ne olacak?”
Bilmiyorum.
“Bu aşkın garantisi var mı?”
Yok.
“Yarın da aynı şeyi
hissedecek misin?”
Bunu da bilmiyorum.
Ama belki
Aşkın güzelliği
tam burada:
Bilmediğin hâlde
seçebilmek.
Çünkü akıl
Kanıt ister.
Kalp ise
Bazen yalnızca
bir ihtimalle yetinir.
Sen benim için
kanıtlanmış bir gelecek değilsin.
Sen
Bugün yanında olmak
istediğim insansın.
Yarın ne olacağını
bilmiyorum.
Ama bugün
Elini tuttuğumda
Dünyanın bütün şüpheleri
bir süreliğine
sessizleşiyor.
Belki aşk
Aklın yenilgisi değildir.
Belki
Aklın ulaşamadığı yerde
insanın deneyimine
güvenmesidir.
Seni seviyorum.
Bunu kanıtlayamam.
Bir denklem kuramam.
Nedenini kesin olarak
söyleyemem.
Ama
Her gün seni gördüğümde
aynı şeyi yeniden
yaşadığım için
Biliyorum:
Bazı gerçekler
kanıtlanmaz;
yaşanır.
Ve sen
Benim hayatımda
Açıklayamadığım
Ama vazgeçmek de
istemediğim
en güzel gerçeksin.
Aşk

Şunu biliyorum:
Seni sevdiğim anda
Evrenin bütün
olasılıkları arasında
Kalbim
Bir kez olsun
Tereddüt etmedi.
Aşk

Aşkın en güzel paradoksu:
Bilim bize her şeyin
nasıl olduğunu anlatabilir.
Ama bir insanın başka bir insana
neden “sen” dediğini
hâlâ açıklayamaz.
Ben de açıklayamıyorum.
Sadece biliyorum:
Sen varsın.
Ben varım.
Ve ikimizin arasında
henüz hiçbir formülün
çözemediği
güzel bir belirsizlik
yaşıyor.
Aşk

Artık biliyorum:
Seni bulduğum yer
dünyanın bir köşesi değildi.
Seni sevdiğim anda
kendime açılan
bir kapıydı.
Aşk

Bir gün
Benden uzaklaşmak
istersen
Bununla savaşabilirim.
Üzülebilirim.
Kırılabilirim.
Ama seni
Kendi acımın
mahkûmu yapmam.
Çünkü sevgi
Bir insanı yanında
tutmanın yolu değil,
Onun özgürce kalmayı
seçebileceği bir yer
olabilmektir.
Aşk

Gerçek aşk:
“Gitmek istersen git”
diyebilecek kadar
güvenlidir.
Ama
“kalmanı isterim”
diyebilecek kadar da
dürüst.
Aşk

Ben seni seviyorum diye
kendimi bilge sanmıyorum;
tam tersine,
sana her baktığımda
ne kadar az bildiğimi anlıyorum.
Sen gülünce
bütün ciddi düşüncelerim
çocuklar gibi dağılıyor.
Ve itiraf etmeliyim:
İnsan bazen
en büyük hakikati
en büyük yanılgısının içinde buluyor.
Aşk

Ey akıl,
kaç kez daha anlatacaksın bana
aşkın hesapsız bir iş olduğunu?
Bilirim;
bir insanın gözlerine bakıp
bütün dünyayı orada bulmak
akıllıların işi değildir.
Ama aşk geldiğinde
akıl, kürsüsünü terk eder,
kitaplarını kapatır
ve usulca âşık olanın yanına oturur.
Aşk

Kim söylemiş
aşkın akla aykırı olduğunu?
Belki de aşk,
aklın henüz keşfedemediği
en güzel düşüncedir.
Aşk

Aşkın Deliliği
Ey akıl,
kaç kez daha anlatacaksın bana
aşkın hesapsız bir iş olduğunu?
Bilirim;
bir insanın gözlerine bakıp
bütün dünyayı orada bulmak
akıllıların işi değildir.
Ama aşk geldiğinde
akıl, kürsüsünü terk eder,
kitaplarını kapatır
ve usulca âşık olanın yanına oturur.
Ben seni seviyorum diye
kendimi bilge sanmıyorum;
tam tersine,
sana her baktığımda
ne kadar az bildiğimi anlıyorum.
Sen gülünce
bütün ciddi düşüncelerim
çocuklar gibi dağılıyor.
Ve itiraf etmeliyim:
İnsan bazen
en büyük hakikati
en büyük yanılgısının içinde buluyor.
Öyleyse bırakın beni
biraz deli olayım.
Çünkü dünya
akıllıların kurduğu kadar soğuksa,
ben senin yanında
biraz deliliği tercih ederim.
Hem kim söylemiş
aşkın akla aykırı olduğunu?
Belki de aşk,
aklın henüz keşfedemediği
en güzel düşüncedir.
Aşk

Bazen sustun,
ben sustum.
Ama sessizliğimiz
aramızda bir duvar değil,
iki kalbin dinlenebildiği
geniş bir gökyüzü oldu.
Aşk

Eğer yollarımız
aynı akşamın içine çıkarsa,
bir çınarın altında
yan yana otururuz.
Konuşmadan.
Çünkü bazı aşklar
sözcüklerle anlatılmaz;
iki insanın
birbirinin özgürlüğüne
sessizce saygı duymasıyla anlaşılır.
Aşk

Eğer yollarımız
aynı akşamın içine çıkarsa,
bir çınarın altında
yan yana otururuz.
Belki ben susarım,
Belki sen susarsın,
Ama sessizliğimiz
aramızda bir duvar değil,
iki kalbin dinlenebildiği
geniş bir gökyüzü olur.
Aşk

Bir Akşamüstü Aşk
Seni ilk gördüğümde
aşk değildi aklımdan geçen.
Bir bakıştı yalnızca,
kısa, sıradan, unutulabilir...
İnsan kendini ne kolay kandırıyor.
Sonra seni düşünmeye başladım;
önce bir akşam,
sonra bütün akşamlar.
Bir insanın yokluğu
nasıl olur da
odanın içindeki bütün eşyalardan
daha görünür hale gelir?
Sen gittin.
Ben hayatıma devam ettim.
Kahvemi içtim,
insanlarla konuştum,
güldüm, çalıştım;
hatta bazı günler
seni hiç düşünmediğimi sandım.
Ama gece olunca
kalbin dürüstlüğü başlar.
Ve insan anlar:
Bazı aşklar
buluşmak için değil,
insanın içinde
sessizce yaşamaya devam etmek için gelir.
Seni hâlâ seviyorum.
Bunu sana söylemeyeceğim.
Çünkü aşk bazen
bir itiraf kadar cesur,
bir susuş kadar gururludur.
Belki bir gün
aynı sokaktan geçeriz.
Sen beni görmezsin.
Ben seni görürüm.
Ve yalnızca bir anlığına
hayatın bütün tesadüflerine
inanırım.
Aşk

Seni beklerken anladım:
İnsanın mutluluğu
büyük saraylarda değil,
sevdiği insanın
“buradayım” demesindedir.
Sen geldin.
Hiçbir şey söylemedik.
Güneş battı,
şehrin ışıkları birer birer yandı.
Ve ben,
o sade akşamın içinde
hayatımın en büyük zenginliğini buldum:
Seninle aynı gökyüzünün altında
yan yana durabilmek.
Aşk

Aşk Aşkın Şehri Ordu
Kayıt Tarihi : 2.09.2026 22:08:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!