Son kalelerimi aldı benden
Özgür bakışların içtenliği
Sönük dudaklarında güçlü kırmızılıklar
Saçlarında bulutsuz yağmurların ıslaklığı
Soytarı gülüşü kandırılmış kahkahaları
Aradım bir kuşun kanadında
O soytarı gülüşün gözyaşlarını
Aradım açılmaz kapıları önüne geldikçe
Yıldırım gibi gökyüzüme parlak gürültüler saçanı
Vardiyalar halinde geliyor silüetten hayalleri
Balmumuna batırılmış sıcakla temas edince çözülen
Şakağından aşağı bir resim gibi çizilmiş ve avuçlarında biten
O eşsiz ve kahredici el tutuşları
Bir yanılgı bir gerçek halinde bende beden beden
Kesici bir sesin arkasındaki matem
Hüzüne ekmek banan coşkulu kelimeleri
Arkasına saklandığı çocukluğunun cam kırıkları
Güzel ve çirkinin yazısını anlından çalmış
O kadar çirkin ki çaldı benden bütün benleri
Ama o kadarda güzel ki ben dedikçe sen dedi
Öğretti bana sayısal anlamda bir bütün olmayı
Koca dağların arkasında geceden kalma güneş
Sızmış sevdasına yangınından
Biz ben sen nasıl yanıp tutuşmayalım
Bize aşkı kaşık kaşık alıştıran
Kelime kelime öğretenin peşi sıra neden koşmayalım...
29.05.2014
Ayaz Demir Yağız
Kayıt Tarihi : 2.08.2026 05:29:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Kim kime öğretebilmiş ki yaşadığını, yaşayarak öğrenilenler dışında...




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!