Aşk mı?
İki yalnızlığın kan revan içindeki çarpışması
Gökyüzü neden mavi diye sormayı bıraktık çoktan,
Bizi boğan, denizin değil, karanın dipsiz korkusu
Umut, sökük cepten düşen bozuk paradır sevgilim,
Yuvarlanır gider de rögarlara, ardından bakakalırız
Biz, denizimizde boğulmayı öğrenmiş kaptanlarız,
Ne zaman bir liman görsek, yelkenleri yırtarız
Ağlamak, göz pınarlarında paslanmış tebessümdür bazen,
Gülmekse, dişlerimizin arasından sızan gizli hıçkırık
Duygular birbirine girmiş, saçakları sarkan kilim gibi,
İnsan, baştan aşağıya doğru yürüyen devasa kırıklık
Bilmek, alfabenin boynuna geçirilmiş intihar süsüdür,
Çok bildikçe sağırlaşır insan kainatın ince kavalına.
Cehalet, kuş tüyü yataktır, yatar uyur bihaber olan,
Bilge dedikleri, çivili yatakta kıvranır, aklın kanlı masalına
Kimi elmasını satar, kimi ruhunu kelepir fiyata
Biz şairler, kelimeleri çalarız pazar tezgahlarından,
Sonra getirip koyarız, kanayan bir kalbin ortasına, hayata
Çakmak çakımıdır yaşamak, karanlığın ortasında,
Parlar ve söner yüzümüz, bir anlığına görünür eşya.
Sonra yine kadim, anne karnı misali zifiri karanlık,
Geriye sadece barut kokusu kalır, bir de çaresiz veda
Kayıt Tarihi : 15.10.2026 22:37:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!