Aşk bir güneşe benzer;
doğduğu zaman hangi karanlığın içinde olduğuna bakmaz insanın.
Usulca dokunur yüzüne,
sonra yıllardır üşüyen yerlerini ısıtır.
Sevmek, birine sahip olmak değildir.
Sevmek; onun özgürlüğünü kendi özgürlüğün kadar sevebilmektir.
Bir insanı sevmek, onu değiştirmeye çalışmak değil;
yaralarını bilip o yaralardan vurmayacak kadar insan kalabilmektir.
Hayat zaten kısa bir misafirliktir.
Ne kadar öfkelensen de geçer,
ne kadar beklersen bekle geçer,
ne kadar seversen sev, gün gelir zaman bile senden hesabını ister.
Ama bazı insanlar vardır;
hayatından geçip gitmezler.
Bir şarkının içinde kalırlar,
bir sokak lambasında, bir sigara dumanında,
yarım kalmış bir cümlenin sonunda yaşarlar.
Aşk bazen kavuşmak değildir.
Bazen en büyük aşk, uzaktan iyi olmasını dilemektir.
Çünkü gerçekten sevdiğin bir insanın mutlu olması,
senin yanında olmasından daha kıymetli geliyorsa,
orada aşk çoktan kendini aşmıştır.
Sevgi, dünyanın en sessiz devrimidir.
Bir insanın kalbine iyilik bırakabilmek,
onun karanlığında bir mum yakabilmek,
bütün büyük sözlerden daha değerlidir.
Unutma;
hayat, kırdıklarımızın değil, iyileştirdiklerimizin hatırasını taşır.
Ve insan, en çok sevdiği yerde değil,
en çok insan kaldığı yerde güzeldir.
Aşk bir güneşe benzer…
Her gün doğmaz belki hayatına.
Ama bir kere doğdu mu,
karanlığın bile bir anlamı olduğunu öğretir sana.
Kayıt Tarihi : 8.09.2026 15:27:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!