Yeraltından sesleneceğim sana; ne masal, ne destan, ne hikaye, ne efsane bilirsin olmaz işim hayalle.
Varoluşumun ezeli huzursuzluğunu anlatacağım, kapat gözlerini ve soluk almadan dinle..
Nefesin kaçırmasın hakikat kelebeklerini, bakışların ürkütmesin Hugin ve Munin’in düşüncelerini..
Rüyaları şefkatiyle yoğuran Ninsun’un oğluyum, kibrimin kırık boynunu, vicdanımın mukaddes soyunu ona borçluyum..
Aşkın cevherlerini, ayrılığın mücevherlerini, bilgeliğin kederlerini, insanlığın değerlerini kitab-ı bilinmezde toplayan Hızır’ın çocuğuyum.
Kaf önce hafif hafif düşüyorsun sonra
kızıl kızıl dağılıyorsun elimde kalıyor iki nokta
atıp kırmızı bir gül kalbimin tam ortasına
kaçıyorsun mevsimlerden mevsimlere
tahtı çalınmış bir padişahım oysa
kayboluşunu arayan hesapsız yolculuklarda
Devamını Oku
kızıl kızıl dağılıyorsun elimde kalıyor iki nokta
atıp kırmızı bir gül kalbimin tam ortasına
kaçıyorsun mevsimlerden mevsimlere
tahtı çalınmış bir padişahım oysa
kayboluşunu arayan hesapsız yolculuklarda




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta