Âsım'ın Nesli Şiiri - Mustafa Nihat Malkoç

Mustafa Nihat Malkoç
1306

ŞİİR


17

TAKİPÇİ

Âsım'ın Nesli

"Âsım'ın nesli...diyordum ya...nesilmiş gerçek:
İşte çiğnetmedi nâmûsunu, çiğnetmeyecek"(Mehmet Akif Ersoy)

Ceddin şehittir senin, Asım'ın neslisin sen
Yağmur kadar pir ü pak, rüzgârca seslisin sen

Yürü, yollar bekliyor ayağının tozunu
Tarih şanla yazacak kızanını kızını

Nice soylu zafere gebedir nazarların
Küfrü ikiye böler çelikten hızarların

Önünde durulamaz, boz bulanık selsin sen
Dağ gibi heybetlisin, bükülmeyen elsin sen

Hilâl'in gölgesinde gülümser hayru'l beşer
Son nefes tükenmeden sanma ki bayrak düşer

Rükûda ve secdede Rabbine eğildin sen
Satılmış paryaların safında değildin sen

Al sancağa renk verdin, korudun namusunu
Söz bayrağı eyledin dinini, kamusunu

Ruhunu çepeçevre bayrağın rengi sarar
Dilin cevap verirken gözlerin soru sorar

Dağların şahikası, çöllerde vahasın sen
Tuzağı idrak eden eşsiz bir dehasın sen

Ceddin göz kırpar sana, çağların ötesinden
Dağlar kıyama durur, o kararlı sesinden

Ruhunu kanatlandır, Hakk'ın önünde eğil
Sensin vatana kurban, Haluk'un nesli değil

Hainlerin namusu mahkumken cüzdanlara
Haddini bildirirsin maskeli vicdanlara

Etten kemikten değil, çelikten bir hisarsın
Kahpelerin yüzüne tükürürsün, kusarsın

Tertemiz yüreğinde iffetin, ar'ın vardır
Gözünün menzilinde aydınlık yarın vardır

Zaferinde hissen var, soğuk sıcak her harbin
Hakikat ayan olur, maskesi düşer Garb'ın

Kararlı duruşunla arzla arşı titrettin
Göğün yedi katını arslan gibi kükrettin

Sen ki topu, gülleyi oynatırsın yerinden
Misk ü amber yayılır alnındaki terinden

Bu dünyanın varından payına zindan düşer
Çelik zırhlı metanet, can ocağında pişer

Melekler iner gökten, yaranı sarmak için
Can tenle vedalaşır, Allah'a varmak için

Esas duruşa geçip selâm durdun hilâle
Yürekler yangın yeri, gözyaşları şelale

Bayrağı omuzlayıp düştün Hakk'ın ardına
En kıymetli var'ını bağışladın yurduna

Alnından kan süzülür, yağmur deyip geçersin
Şahadet şerbetini yudum yudum içersin

Hıyanet odakları küçük gördü cüssesini
Rabbim verecek elbet Cennetteki hisseni

Bırakıp gitmek neydi, daha yolun başında?
'Vatana kurban' yazsın mezarının taşında

Veda etmeden göçtün, yüreklere har düştü
Karakış ortasında, payına bahar düştü

Meleklerin duası aminlere karıştı
Dudaktaki son kelâm Allah'a yakarıştı

Soysuz palikaryaya çiğnetmedin vatanı
Tavrınla memnun ettin cennetmekân atanı

Hasmını gözleyen ok, veda eyledi yay'a
Bu karanlık gecede yüzün benziyor ay'a

Yaram sızlar derinden, gönlüme çöker gamlar
Şimdi daha aydınlık o zifiri akşamlar

Heybetli gidişinle herkesi kıskandırdın
Kutlu şahadetinle yürekleri yandırdın

Vatan için yaşadın, doldurmadın keseni
Binlerce Fatiha'yla selâmlıyorum seni

Mustafa Nihat Malkoç
Kayıt Tarihi : 24.7.2016 13:31:00
Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!