Öpüşünü özlüyorum
kurudukça dudaklarım
Itır kokulu nefes gibi...
Çirkinliğine aşık oldum
seni arıyor ellerimle gözlerim
silindikçe hayallerim
gecemdeki yıldızlar gibi...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




vuslatlardaki umudunuzun hiç bitmemesi dileği ile sevgiler,... Neriman zevkliler
Merhaba Muammer Bey. Ne güzel bir aşk şiiri.Arzu ve özlemler yer almış. Zaten bu ikisi aşkı tamamlamıyor mu?. Zevkle okudum. Kalemine sağlık arkadaşım. Sevgiyle kal. Menekşe Gülay
Aşk sonsuz anlatıma sahip bir olay ama genelde aynı kelimelerle anlatımı baygınlık verebiliyor tersini becerebilen şair sayısı gerçekten az(herkesin emeğine saygı duyarım yanlış anlaşılmasın)Bu yaratıcılık sizi farklı kılıyor şair dostum.Bir de bende takıntıdır bir şiir mısralarda bütün hünerlerini döktürmeli ama son kısım akılda en çok kalan son darbe gibi olmalı bu açıdanda müthiş bir şey ne diyim Bizede sizin gibi ilhamlar versin Yaradanım tebrikler...(yoktur yalan bende/ne düşerse aklıma/yüreğim onu söyler)
ekleyecek olursam,
'gülün bülbüle verdiği ızdırap gibi'
dizesi
Orpheus'un hades'in mezarına inişi gibidir.
Yılanın soktuğu Erydice'ı Hades'in Styks nehrinden kurtaracak olan Orpheus'ken, bir an geriye bakmasıyla, Erydice toz olup gitmiştir ve onu göremedi. ama bundan sorumlu olan yine, Hades'tir. ve o, cehennemdedir. Ebediyende alt katlarda kalacak:)
Orpheus acıyla öldükten sonra mezarına bir bülbül tüner. Ve Orphe'nin lir'i göklerde yıldızlara asılır
Şiirin başlığı açısından arzuya bakacak olursak, aşk arzudur. bu anlamda, sevgi aşka benzer mi demek, evrenin dışarısı içinde midir demek gibi bir şeydir herhalde. çünkü içerisi ve dışarısı yok gibi - fark ettiklerimiz çoğunda arzuladıklarımız olsa bile...
Bu açıdan bir şans gözetmek lazım gelen insana, her şey bulunduğu anda olmalıdır gibi bir sonuç çıkıyor ki, sonuçlar da bu görece evren için önemlidir.
bu başlık açısından genel geçer bir değerlendirmeydi..
-
'kurudukça dudaklarım
Çirkinliğine aşık oldum
seni arıyor ellerimle gözlerim'
dizeleri ise, genel görüşlerle yabanlaşmayan, kendinin aksi olan 'uzak ara enerji formları'na da ışık tutan bir düzlemde gelişiyor.
' Kimyamız kaynaşıyor sanki ' dizesi ise son kelimesi ile, şairin dediklerine çapraşık kalıyor gibi sırıtırken;
'soldukça çiçek ve güllerim ' dizesi arkadan ne geleceğine delalet:
'damla damla yağan yağmur gibi'
ki damla damla yağan birikir çanaklara,
çanakları kim tutar, sorulsa da..
'Güneş ve ay parlamıyor adeta '
sanki bir şiir yazdık sevgili Muammer:)
-
'damla damla yağan yağmur gibi...
Arzuluyorum zerre zerre seni '
dizeleri bir birlik sergiliyor
ve anlamsal olarak, şiirin ilk kıtasıyla son kıtasının, evrenin görülemeyen orta noktadaki merkezine kanıt oluyor.
zerre zerre arzulamak. her zerrede kahrolmak. yollara takılı kalmak. seveni kahredende bu ya. sevmek öyle bir ateşten gömlek ki, ruhu yakar bedeni dondurur.
gönlünüze sağlık üstadım.
saygılarımla
Hıfzı özbekmez
Bir insan bu denli arzulaniyorsa,Cok sevilmisliktendir.
Bir insan bu denli arzuluyorsa,Terkedilmisliktendir.
Fakat siz oyle bir sairsinizki,ne terkeden,ne terkedilen,herseyi secebilen,bir uslubunuz var.
Yalniz tebrik etmek gerekir.
çok anlamlı
'aşeriyorum'//..son dörtlüğü çok sevdim..
Çirkine aşık olan ve aş eren bir erkek düşünmek güzel...
Bu şiir ile ilgili 22 tane yorum bulunmakta