aramak, bulmanın ilk ve büyük adımıymış
neyi, nereden, nasıl ve niçin arıyoruz?
kocaman bir kısmının içine biraz bakınca
arayınca, şeytanın izlerini de bulabilirdik:
bir duble rakı, düşüncesiz haram keyfi,
besmelesiz oturulan gıybet sofraları,
şehvetle sona erdirilmiş ince gülümseme,
haksız büyütülmüş maddi kenar birikimi,
yan masadan, yan bakan yaşdaş katliamı,
mekansız uçuran dumanlı hayal senaryosu,
boyanmış yüzlerin, kokuşmuş can korkuları,
mesnetsiz, ucu bucaksız mülkiyet arzusu,
namussuz ateşiyle tütsülenmiş insan etleri,
şişe gölgelerinde şakırdayan topuklu notalar,
yeminle satılan kusurlu imalat hastaları,
doğruyu bilen suskun ve istekli yalancılar,
dallanmış dillerden dolandıran muhabbetler!
bir de aklımıza gelmişken söyleyelim,
geçmişte kalan utanma ve ahlak vardı da
toprak altında kaldı ama, arayan kalmadı!
17.01.2026/14.10
Akyazı-KÇ
Kayıt Tarihi : 17.09.2026 14:06:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!