Acı çekmek neydi?
Acı çekmek dayak yemek veya közün üstüne çıplak ayak basmak değildi
Asıl acı çekmek kalbinin sancılara girmesi
Çaresiz bir şekilde ölümü arzulamaktı
Kalabalığın ortasında yalnız kalmaktı
Zamanın eski bir iğnesinin göğüse batması
Geçmişin yükünü bugünün zihninde taşımak,
Kendi sesinin yankısında bile sessizlikte
yalnız kalmaktı.
Bir gün sadece mezar taşının kalacağını bile bile yaşamaya çalışmaktı.
Gün gelir düşünceni tutarsın,
Bir sancı gibi göğsünde saklarsın.
Gün gelir o düşüncenle sürünürsün,
Kendi yarattığın o anda gömülürsün.
Belki de beni bir arada tutan bütünümsün
Belki de beni sessizce bitiren bir kötürümsün
Ama istemesemde çıkmaz bir sokağımsın
Başladığım yerde duran yolun sonusun
Kendi sesin yankılanır boş o odalarda,
Doğruların yük olur, kalırsın darlıklarda.
Özgürlük sandığın o dar sokaklarda,
Yürüdükçe küçülür, kendinde kaybolursun.
İçime bir nefes çektim,sensin
Doldu ciğerime kederler
Neyin var demeye için gitmez
Ben de cevap veremem zaten
Bilemezken kimse neyimin olduğunu
Herkes derdini en büyüğü sanarken
Ama bende idi aslında en büyüğü,sendin
Ama yine de bilemez kimse derdimi
"Dertler genel olabilir, ama acılar kişiseldir"
Sen varsın diye güzel bu hayat
Benim hayatımın içinde olmasan bile
Bak,yağmur yağıyor toprak kokuyor
O koku bile benim mezarımdan
Yaşarken bile uyuyorsun aslında
Ama yine de beni görmüyorsun
Ben sevemedim kimseyi,yapamadım
Sen elimden tut,en azından
Sen akşamdan kalma baş ağrımdın
Ben bugün “tekrar” içiyorum
Galiba Aşk;zaten kurumuş bir dalı belki kırılmaz diye tutmaktı
İnsanlar arasından seçilmiş
Bir kömür siyahı iyilik
Bir gül beyazı kötülük
Ve çok kişi de ölmüş
Bir sebepsiz hissizliyatlık
Bir varlık içinde görmemişlik
Bir karar içinde vazgeçmişlik
Olup da olmamazlık
Bir gören körlük
Bir işiten sağırlık
Bir de içi boş bir yalnızlık
Bazen de ölmeyi bekleniş
Hayata mı yenildim, yoksa kendime mi
Herkes bir liman buldu da bir ben mi alabora oldum
Unutulmak mı kaderim,yoksa hiç var olmamak mı
Belki de kendimi kaybettim uzun zaman önce
Olan oldu gelen geldi
Biten çoktan bitti giden çoktan gitti
Her şey oldu…
Geriye tek bir soru kaldı;ben niye hiç kimsenin bir şeyi olamadım
Severdim seni eğer sensen
Gitmezsin sanmıştım
Senden başka kimse yok zannederdim
Meğerse ben varmışım
Yalnızlığı ararsan çık ahâli den
Gülüyorsan yalandan,bak bir etrafına
Ben dağıtırım sevgiyi bende bol
Sen kendini sevecek sevgiyi bul önce
“Halk ararsan çık saraydan
Ağlıyorsan dön yolundan
Aşka dair konuşursan
Gerisini sen tamamla”
Ben konuşamam daha fazla gerisini sen tamamla…
Yalnızlık bir yük mü, yoksa gizli bir güzellik mi?
Hem ölüme, hem ölümsüzlüğe bir ışık mı?
Düşüncenin derininde kaybolan o ıssız yol,
Acıları bastırmanın, sessizce yokuşlu yolu mu?
Zamanın tozlu rafında, dünden kalan bir kalıntı
Yarınsız bir vitrindeki o sönük, eski yansıntı.
Ben bu ıssız sokakta,kaderimi tekrar yazıyorum
Yalnızlık mı? Kalbimdeki o sus, o en dürüst sarsıntı.
Bilemem o tozlu rafa yavaşça üflemek mi?
Ya da o yalnızlığa gizlice hazırlanmak mı?
Yalnızlık,kulaksızca beni öldürse mi?
Belki de seni topraksız bir kırmızılığa gömmek mi?




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!