Annelerimiz Size Şiiri - Kasım Kobakçı

Kasım Kobakçı
5341

ŞİİR


12

TAKİPÇİ

Annelerimiz Size

Yeşerdi yine dallar, göründü bahar ayı,
Devrildi takvimlerden, eksildi yılın payı...
*
Kutlu bir gün erişti, şenlendi tüm yuvalar!
Gül koktu, leylak açtı, renklendi hep ovalar.
*
Kırlara çıkılacak, semaver demlenecek,
Annesi bulunanlar sevinip şenlenecek;
*
Lakin kaç evde bugün, tarçınlı bir kek pişer,
Karanfilli çaylarla, gönüle hüzün düşer?..
*
Merdivensiz yükseldi, benim annem göklere,
Huzur içinde şimdi, bakıyor tüm yerlere.
*
Bu yüzden parlayacak, tepeden sıcak güneş,
Sırt üstü uzanacak, coşkun nehir ona eş.
*
Annemle buluşup biz, o suyun kıyısında,
Babam olan çınarın, gölgeli kuytusunda.
*
Karanfil kokan çaydan, yudumlar alacağız,
Tarçınlı kek tadıyla, hayale dalacağız...
*
Sığınırım yeniden, ırmağın şefkatine,
Kuşlar türkü söylerken, dalın zarafetine.
*
Saatleri kurmadan, günleri hiç saymadan,
Kırık umutlarımı, hüzünle kanatmadan.
*
Giderim sessizce ben, kentin öte yanına,
Çatısız evlerdeki, canların mekanına.
*
Nehir sırt üstü yatar, bense dizler üstünde,
Eğilirim saygıyla, her annenin önünde...
*
Hatırlarım mutfakta, ısınan o fırını,
Pişen kekin kokusu, kuşatırdı yarını...
*
Cevizler dövülürdü, bakır havan içinde,
Sevgiyle çırpılırdı, hamur güzel biçimde.
*
Pencerenin önünde, beklerdim dilim dilim,
Sıcak tepsi çıkınca, uzanırdı hep elim;
*
Şimdi hangi sofrada, o tatlı maya tutar,
Anne eli değmeyen, kekler boğaza batar?..
*
Merdivensiz göklere, kanatlandı meleğim,
Cennetin bahçesinde, kabul oldu dileğim.
*
Oradan gülümsüyor, dertlerden çok uzakta,
Işığı parıldıyor, her sabah bu şafakta.
*
Yine kıyı boyunca, serilecek örtüler,
Çınar olan babamdan, dökülecek öyküler;
*
Taze kekin yanında, salatamız olacak,
Karanfilli demlikle, bardaklarım dolacak...
*
Ve ben bir defa daha, suya anlatacağım,
Özlemin ateşini, kalpte yaşatacağım.
*
Kuşlar beste yaparken, söğütlerin dalında,
Teselli arayışım, kekin sıcak balında.
*
İncitmeden umudu, düşerim yola erken,
Şehrin arka yüzüne, sessiz adımla derken.
*
Çatısız yuvaların, taşlarına varırım,
Nehir sırt üstü durur, diz üstü yalvarırım...
*
Ne tez geçti mevsimler, bahara durdu zaman,
Yılın yorgun sırtına, eklendi yeni hicran...
*
Kapılar aralandı, kutlandı anne günü!
Bahçelerde süslendi, çiçeklerin düğünü.
*
Sepetler hazırlandı, çaylar ateşe kondu,
Annesi olmayanlar, bir köşede yutkundu;
*
Hangi evde kabardı, o tarçınlı tatlı kek,
Kimin eline sindi, karanfilden bir çiçek?..
*
Basamaksız ulaştı, annem yüce katlara,
Gülücükler saçıyor, buluttaki atlara.
*
Güneş yine doğacak, zirveden pırıl pırıl,
Nehir sırt üstü yatıp, akacak şırıl şırıl.
*
Biz yine yan yana hep, o nehrin kenarında,
Babam olan çınarın, şefkatli pınarında.
*
Buharı tüten çayı, birlikte içeceğiz,
Tarçınlı kek dilimi, sofrada keseceğiz...
*
Unutulmaz hiçbir an, o anne ellerinde,
Kekin taze buğusu, kalbimin tellerinde...
*
Katmerler açılırdı, un serpilip tahtaya,
Bereketi yayılır, yetiyordu haftaya.
*
Şimdi semaver yanar, kor ateşi harlanır,
Bir dilim tarçınlı kek, hatırayla tatlanır;
*
Kıyısında ırmağın, gölgeler uzanırken,
Babam olan o çınar, başımda sallanırken...
*
Ve ben sığınacağım, nehrin merhametine,
Kuşlar eşlik edecek, gönül ziyaretine.
*
Vakitleri tutmadan, takvime hiç bakmadan,
İçimdeki umudu, özlemlerle yakmadan.
*
Götürüp benliğimi, beldenin ötesine,
Varıp çatısız evin, o sessiz tepesine.
*
Nehir sırt üstü durur, bense çökerim dize,
Saygıyla eğilirim, annelerimiz size...

Kasım Kobakçı
Kayıt Tarihi : 27.10.2026 11:56:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!