Sevgi timsalidir bütün anneler
Şefkat, merhameti Rabb'im den eser
Öyle bir anneden doğdu peygamber
Gökte melekler sana,imrensin anne
Şu fani alem de bulunmaz eşin
Isıtır dünyamı şefkat güneşin
Aşk bu dünyanın ölçüleriyle açıklanamaz sevgili. O ilkel bir acıdır, yaban bir ağrıdır. Gelir ve içimizdeki o çok eski bir şeye dokunur. Sonra bir perde açılır ve yolculuk başlar. Bu yolculukta artık para, tarifeler, beklentiler, randevular, taksitler, iş, anneler ve korkular yoktur. Aşkın kendi gerçekliği vardır sevgili. İnsan bir başka ışığa teslim olur...
Aşkta yarın yoktur sevgili. Zaman ileri doğru değil, içeri, yüreklere, derinlere doğru işlemeye başlar, bilgeleşir. Hiç bilmediği sezgileriyle buluşur. Yükü çok ağırdır, kendiyle buluşmuştur. Hem dışındadır dünyanın, hem de ortasında.
Hindistan'da Ganj Nehri'nin kıyısında yakılan yoksul adamın hissettikleri de onunladır, yitirdikleri de... Newyork'ta, bir sokakta, o kartondan kulübesinde yaşayan kadının çıplak yalnızlığı da. Her şey onunladır, ona emanettir sanki, ama o, çıldırtıcı bir yalnızlık içindedir yine de...
Aşkın kültürlü olmakla, bilgili olmakla da ilgisi yoktur sevgili, kanımıza karışan ilkel acı, o yaban ağrıyla hiçbir kitabın yazmadığı hakikatlere daha yakınızdır, inan...
Kim demişti hatırlamıyorum, aşk varlığın değil, yokluğun acısıdır diye. Belki de bu yüzden ilk gençliğimde, o yoğun aşık olduğum yıllarda, gözüme uyku girmez, dudağımda bir ıslıkla bütün gece şehri, o karanlık, o hüzünlü sokakları dolaşır, insanları uykularından uyandırmak isterdim. Uyanıp, içimde derin bir sızıyla uyanan o derin sancının acısına ortak olsunlar diye...
Aşk çok eski bir şeydir sevgili. Onun içinden o çileli çocukluğumuz geçer. Sevdiğimiz insanların çocuklukları da... Oradan üvey anneler, eksik babalar, parasız yatılılar geçer. Ve sonra aşk bütün bunları alır, daha da eskilere gider, hep o ilkel acıya, o yaban ağrıya...
Devamını Oku
Aşkta yarın yoktur sevgili. Zaman ileri doğru değil, içeri, yüreklere, derinlere doğru işlemeye başlar, bilgeleşir. Hiç bilmediği sezgileriyle buluşur. Yükü çok ağırdır, kendiyle buluşmuştur. Hem dışındadır dünyanın, hem de ortasında.
Hindistan'da Ganj Nehri'nin kıyısında yakılan yoksul adamın hissettikleri de onunladır, yitirdikleri de... Newyork'ta, bir sokakta, o kartondan kulübesinde yaşayan kadının çıplak yalnızlığı da. Her şey onunladır, ona emanettir sanki, ama o, çıldırtıcı bir yalnızlık içindedir yine de...
Aşkın kültürlü olmakla, bilgili olmakla da ilgisi yoktur sevgili, kanımıza karışan ilkel acı, o yaban ağrıyla hiçbir kitabın yazmadığı hakikatlere daha yakınızdır, inan...
Kim demişti hatırlamıyorum, aşk varlığın değil, yokluğun acısıdır diye. Belki de bu yüzden ilk gençliğimde, o yoğun aşık olduğum yıllarda, gözüme uyku girmez, dudağımda bir ıslıkla bütün gece şehri, o karanlık, o hüzünlü sokakları dolaşır, insanları uykularından uyandırmak isterdim. Uyanıp, içimde derin bir sızıyla uyanan o derin sancının acısına ortak olsunlar diye...
Aşk çok eski bir şeydir sevgili. Onun içinden o çileli çocukluğumuz geçer. Sevdiğimiz insanların çocuklukları da... Oradan üvey anneler, eksik babalar, parasız yatılılar geçer. Ve sonra aşk bütün bunları alır, daha da eskilere gider, hep o ilkel acıya, o yaban ağrıya...




Kardeşim yazılmış güzel anne şiirlerinden birini okumaktan haz aldım sevgilerimle
O’nlar ana,
O’nlar yar,
O’nlar diyar,
O’nlar olmasaydılar;
Olur muydu hiç kara sevdalar…
duygu ve anlam yüklü şiirinizi tebrik ediyor;
selam ve saygılarımı gönderiyorum.
sağlıcakla kalınız/devamına
Ö.Osman AVCI
Sevdiğim, kıymetlim, güneşim, mâhım,
Âguşun emindi, ilticâgâhım,
Şimdi de dostlarım figân u âhım,
Resûlün komşusu olasın anne.
Her zamanki gibi,yüreğinizdeki o sıcaklığı ne güzel yansıtmışsınız.Yüreğiniz hakettiğiniz sevgilerle dolsun,dertlerden uzak olsun...
DUYARLI YÜREĞİ CANI GÖNÜLDEN TEBRİK EDİYORUM.SELAM VE DUA İLE.
GÜZEL YÜREĞİ VE MÜKEMMEL ŞİİRİ KUTLUYORUM.
SELAM VE DUA İLE.
Üşüdüm Anne
Sen gittin gideli ruhum donuyor
Sensiz gecelerde üşüdüm anne
Düşüme hayalin gelip konuyor
Sensiz gecelerde üşüdüm anne
Bilirsin bu oğlun deli yatardı
Battaniye yorgan üstten atardı
Haziran ayında titreme sardı
Sensiz gecelerde üşüdüm anne
Yerini tutamaz senin elinin
Dünyalar iyisi tatlı gelinin
Cismini örtse de ah bu delinin
Sensiz gecelerde üşüdüm anne
Gerçekten geldi mi emr-i ilahi
Bizi bırakarak gittin mi sahi
Yemen çöllerinde yaşasam dahi
Sensiz gecelerde üşüdüm anne
Gittiğin kış ayı sanki de bıldır
Öksüz bıraktığın bu garip kuldur
Zaman geçip gitti tam otuz yıldır
Sensiz gecelerde üşüdüm anne
Yüreğimin koru bilirdim seni
Sensizlik buzları kaplıyor teni
Bilmiyorum sahi nedir nedeni
Sensiz gecelerde üşüdüm anne
Benim dünyamdınız bir babam bir sen
Ne olur onunla rüyama girsen
Topraktan kalkarak halimi görsen
Sensiz gecelerde üşüdüm anne
HİDDETÎ kendime kızar eserim
Sen gittin gideli bana küserim
Ağustos ayında buza keserim
Sensiz gecelerde üşüdüm anne
Fikret Oğuztürk
anne icin yazilmis harika bir siirdi...tebrikler
KALEMİ, KELAMI, YÜREĞİ KUTLARIM. KALEMİNİZ DAİM OLSUN..
çok güzel..kaleminize sağlık...sevgilerimle.
Yüreğine sağlık.
Çok harika idi.
Başarılı bir çalışma.
Başarılarınız devamını diliyorum.
Sevgilerimle...
Bu şiir ile ilgili 14 tane yorum bulunmakta