Yine, beşerî aşk ateşiyle kavruluyorken
Bir gece vakti mezarlıktan geçtim.
İki avucumdaki kızıl elma, kaldı yetim.
Sessiz çığlıklar duydum,
Haykırışlar, bağrışmalar…
Yalnızlık,
Attığım her adımda yanımda oldu var.
Kısmen de olsa gördüm gerçekleri.
Meğer on altı senelik beni,
Benden iyi bilirmiş mezardaki.
Gayb havuzuna attım kendimi.
Derin düşüncelerle sordum;
Hiç bitmeyecek gibi görünen hayatın
Olağanüstülük neresinde?
Sonra içimdeki aşk acısıyla
Konuşmaya başladım.
Bana gerçekleri anlattı
Benden ayrılan bir yanım:
Nereden geliyor içine bu sevgi,
Nerede aşkın kaynağı?
Diyebilir misin bana bir parçam fazla?
Allah her şeyi bir oranda yaratmıştır,
Tesadüf sanma.
Üçüncü bir şansın yok;
Ya iyisindir ya kötü.
Sonsuz hayatı haykırır,
Sona erişlerin her sözü.
Oysa, çoğunuzda peygamber isimleri var.
Dilde küfür, elde haram oldukça
İsim neye yarar.
Farkına var;
Gözler sonsuza açılıp hayata kapandığında
Dünyada sahip olduğun hiçbir
Şehvet, ihtiras, tutku olmayacak yanında.
Bildiğin bilmediğin her şey hakikat şahidi…
Gözlerini açıp bakman yetmez
Görmek için gerçeği.
Mademki sonsuzlukla ilgili
Bir tereddüttün var
Kendine vereceğin şans
İnancına değil, sana yarar.
Biz sadece gördüklerimizle yaşıyoruz,
Artık anla.
Bu evrende bir zerreyiz.
Yapabildiklerimiz çok dardır
Düşüncelerimizin yanında.
Öldükten sonra
Hayat olsa da
Olmasa da
Aşkı unutacaksın.
Yaratıcı, aşkı yarattı;
O isterse yaratır aşktan da ötesini.
Aşk kadehinin dibinde
Kalır birkaç damla sevgi.
Canı veren Allah,
Canını alırken alır tüm sevgini.
Mart / 2010
Kayıt Tarihi : 25.09.2026 12:13:00
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.



