Anadolu’dayım
elim yüreğimde haberini bekliyorum
Ekim ayı baharının duygularıyla.
Çukurova’dan Mezopotamya’ya,
Kapadokya’dan Bian’a yüreğimde sıcaklığın ısıtır beni.
Yollardayım,
Yaşamak istediğim bu zamanda
Olgun sevginin tohumlarıyız
Sevgiyle yetişen, yeşeren oluruz
En zor anlarda dahi gerersek göğsümüzü
Dağlardayım,
Dar yollardan, çam kokusunu çekerken içime
Ne yol dar ne de uzun gelir bana
Seviyorum seni;
Kimi kurak toprakların arasından
kimi sert yağız dağların yamaçlarından
kimi güzel Erciyes, Nemrut dağından
kimi Akdeniz’in sıcak havasından
kimi Konya ovasının ıssız soğuk yolundan
kimiyse en lezzetli tatların duraklarından
Zeugma’dan, Antakya’dan, Adana’dan.
Ya teninde titreyen ellerim
Ya dudaklarım ne yapsın
Severken Anadolu gibi güzelliklerle
sınırsız,
çıkarsız,
karşılıklı.
Anadolu’dayım,
durdum yolun kenarında
sağımda bir dağ,
Sen farz et ki, tüm duyguların içinde bakir bir dağ ve yüreğim saklı,
solumda kızıla çalan, kurak, otsu, verimsiz, yarınsız,
arkamda geçmişin uzun yolu ardımda kalmış,
önümde ise uzun bir yol yeni heyecan ve aşk dolu bir sevda.
Geleceğim olur musun özlem dolu bu yolda?
Bu uzun yolda gelir misin?
Yalnızca sen, yüreğin, gülümsemen ile
Yarın’a
Nazım Hikmet ESKİBATMAN
Nazım Hikmet EskibatmanKayıt Tarihi : 13.11.2008 12:25:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




TÜM YORUMLAR (1)