devir senin devran sende,
döndür amerika döndür...(!)
kral sensin ferman sende,
sindir amerika sindir....(!)
at asyaya bacağını...(!)
dünyanın dört bucağını....(!)
Aşk bu dünyanın ölçüleriyle açıklanamaz sevgili. O ilkel bir acıdır, yaban bir ağrıdır. Gelir ve içimizdeki o çok eski bir şeye dokunur. Sonra bir perde açılır ve yolculuk başlar. Bu yolculukta artık para, tarifeler, beklentiler, randevular, taksitler, iş, anneler ve korkular yoktur. Aşkın kendi gerçekliği vardır sevgili. İnsan bir başka ışığa teslim olur...
Aşkta yarın yoktur sevgili. Zaman ileri doğru değil, içeri, yüreklere, derinlere doğru işlemeye başlar, bilgeleşir. Hiç bilmediği sezgileriyle buluşur. Yükü çok ağırdır, kendiyle buluşmuştur. Hem dışındadır dünyanın, hem de ortasında.
Hindistan'da Ganj Nehri'nin kıyısında yakılan yoksul adamın hissettikleri de onunladır, yitirdikleri de... Newyork'ta, bir sokakta, o kartondan kulübesinde yaşayan kadının çıplak yalnızlığı da. Her şey onunladır, ona emanettir sanki, ama o, çıldırtıcı bir yalnızlık içindedir yine de...
Aşkın kültürlü olmakla, bilgili olmakla da ilgisi yoktur sevgili, kanımıza karışan ilkel acı, o yaban ağrıyla hiçbir kitabın yazmadığı hakikatlere daha yakınızdır, inan...
Kim demişti hatırlamıyorum, aşk varlığın değil, yokluğun acısıdır diye. Belki de bu yüzden ilk gençliğimde, o yoğun aşık olduğum yıllarda, gözüme uyku girmez, dudağımda bir ıslıkla bütün gece şehri, o karanlık, o hüzünlü sokakları dolaşır, insanları uykularından uyandırmak isterdim. Uyanıp, içimde derin bir sızıyla uyanan o derin sancının acısına ortak olsunlar diye...
Aşk çok eski bir şeydir sevgili. Onun içinden o çileli çocukluğumuz geçer. Sevdiğimiz insanların çocuklukları da... Oradan üvey anneler, eksik babalar, parasız yatılılar geçer. Ve sonra aşk bütün bunları alır, daha da eskilere gider, hep o ilkel acıya, o yaban ağrıya...
Devamını Oku
Aşkta yarın yoktur sevgili. Zaman ileri doğru değil, içeri, yüreklere, derinlere doğru işlemeye başlar, bilgeleşir. Hiç bilmediği sezgileriyle buluşur. Yükü çok ağırdır, kendiyle buluşmuştur. Hem dışındadır dünyanın, hem de ortasında.
Hindistan'da Ganj Nehri'nin kıyısında yakılan yoksul adamın hissettikleri de onunladır, yitirdikleri de... Newyork'ta, bir sokakta, o kartondan kulübesinde yaşayan kadının çıplak yalnızlığı da. Her şey onunladır, ona emanettir sanki, ama o, çıldırtıcı bir yalnızlık içindedir yine de...
Aşkın kültürlü olmakla, bilgili olmakla da ilgisi yoktur sevgili, kanımıza karışan ilkel acı, o yaban ağrıyla hiçbir kitabın yazmadığı hakikatlere daha yakınızdır, inan...
Kim demişti hatırlamıyorum, aşk varlığın değil, yokluğun acısıdır diye. Belki de bu yüzden ilk gençliğimde, o yoğun aşık olduğum yıllarda, gözüme uyku girmez, dudağımda bir ıslıkla bütün gece şehri, o karanlık, o hüzünlü sokakları dolaşır, insanları uykularından uyandırmak isterdim. Uyanıp, içimde derin bir sızıyla uyanan o derin sancının acısına ortak olsunlar diye...
Aşk çok eski bir şeydir sevgili. Onun içinden o çileli çocukluğumuz geçer. Sevdiğimiz insanların çocuklukları da... Oradan üvey anneler, eksik babalar, parasız yatılılar geçer. Ve sonra aşk bütün bunları alır, daha da eskilere gider, hep o ilkel acıya, o yaban ağrıya...




Daha da durmaz bu ölümler..satanlar oldukça memleketi...ab d ye köle olmaktan kurtulmak gerek önce..zenginliklerimizi kullanmamızı engelleyene ..borçlarımızı zenginliklerimizi çıkarmamızı engelleyerek bizi borçlu bağımlı kılan abd ye kim dur diyecek?
Harka bir taşlama olmuş dostum....Bu Amerika bizi dumaz ki...Tebrikler...
amerikanın oyunları riyaları vurdusu kırdısı bitecek inşallah eceli gelen k......ğin yaptığını yapıyor duyarlı yüreğinize saygılar
Amerika'da bitecektir bir gün. Tarih böyle diyor.
duyarlılığınızı yürekten kutluyorum
çok güzel bir şiir olmuş
Dünyaya duyarlı bir yürekle bakabilmenizi yürekten kutlarım.
Bu arada bu şiiriniz nasıl kaçmış gözümden bilemiyorum...Kim ne ederse kendine eder Amerika yada başka canavarlar şuan için kazandıklarını düşünüyor olabilirler ama yaptıkları vahşeti kendi halkı bile istemiyor...Arkalarına dönüp baktıklarında yüzlerce bebeğin kanlar içinde kundağı,binlerce annenin parçalanmış yüreklerini görecekler ve kimse olmayacak yanlarında...İç huzuru olmayan insan insan değildir...Bu tür savaşçıl yürekli insanlarda yalnız yaşayıp yalnız ölecekler....Tüm şehitler vatanı toprağı için şehit olmuş gözlerini yummuş tüm yüreklerin tekrar mekanları cennet olsun inşaallah...ŞİİRİ YAZAN GÜZEL YÜREĞİNİZE SAĞLIK.....
haklisiniz saygideger sairim ben ancak lanet ediyorum amerikaya..insanligin varoldugundan bu yana ne medeniyetler cöktü biliyorsunuz amerikada cökmeye mahkumdur...siirinizi begeni ile okudum...
Duyarlı yüreğine selam olsun.. tebrikler....Bir gün elbet bu zalimce dönen cark kırılacak..
Mevlam neylerse güzel eyler ...inş aydınlık günlere
GEL
Gene gel, gene.
Ne olursan ol, ister kafir ol,
İster ateşe tap, ister puta,
İster yüz kere tövbe etmiş ol,
ister yüz kere bozmuş ol tövbeni...
Umutsuzluk kapısı değil bu kapı,
Nasılsan,
Öyle gel...
Mevlana Celaleddin Rumi
selam ve dua ile
gerçekten harika,çok çok harika.
Bu şiir ile ilgili 10 tane yorum bulunmakta