AMA ÖYLE İŞTE N’olur kızma bana. Biz biraz böyle öğrendik hayatı. Merhamet bizde ucu sivri bir hançer gibi zulada taşınır. Biz çünkü sarılmadan önce korkuyu öğrendik. Bu yüzden içimizdeki bahçeyi yüksek duvarlarla çevirdik; bir damla sevgiyi bile avuç içinde saklar gibi tuttuk, kolay göstermedik. Şaşırma bu hırçınlığa. Sevmek bizde kolay öğrenilen bir şey değil; nefretin içinden sağ çıkmış bir mucizedir bizde aşk; yanık kokan bir evden kurtarılmış tek fotoğraf gibi. Kimse doğduğu yere benzemez derler. Yalan. İnsan biraz da büyüdüğü yerin sesidir; bir çığlık, bir isyan ya da kapı çarpılınca duvarda titreyen bir tablo. Ben mesela, kapılar çarpılarak kapanınca hala irkilirim; elim istemsizce bir yere tutunur. yüzüm dağlara duaya durur. Birinin gözlerime uzun uzun bakması tedirgin eder beni; sanki orada sakladığım bir şeyi bulacakmış gibi. Sevildiğime inanmak için aynı sözü birkaç kez daha duymam gerekir. Bu yüzden bir adım gelene iki adım gitmek isterken, tam sarılacakken ellerimi cebime sokuyorum. Kabahat kimsede değil. Biraz hayat, biraz hatıra, biraz da insanın içine yerleşen eski korkular… Bir gün tamamen geçer mi, bilmiyorum. Yine de birileri için duvarlarımı alçaltmayı öğreniyorum; tuğla tuğla, sabırla, bazen de ellerim kanayarak. Belki bir gün sarılmayı da sizin gibi kolay öğreneceğim. Öyle işte… Rodi Baz
Rodi BazKayıt Tarihi : 1.11.2026 23:21:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!